1 fincan kahveye 100 tl verir misiniz?

Doğru duydunuz hemde kahve misk kedisi denilen hayvanın dışkısından toplanan kahve çekirdekleri ile yapılıyor. Endonezya’da üretilen dünyanın en pahalı kahvesi oldukça popüler. Peki pahalı olmasının sebebi ne?

Üretim oldukça az ve oldukça lezzetli kahve. Yılda sadece 400 kg civarında orijinal luwak kahvesi üretilebiliyor.

Misk kedisinin ataları kedi ve tilkiden gelmektedir bu hayvan oldukça asabi ve tropikal iklimde yaşayan bir canlıdır. Genellikle papaya, muz, mango ve kahve çekirdekleri ile beslenmektedir. Kahve çekirdeklerinin en iyilerini toplayan hayvan kahvenin kalitesini artırıyor. Ayrıca midesinde meyve ile harmanlanan kahve çekirdekleri daha yumuşak ve aroma kazanıyor. Daha sonra dışkılar toplanıp kurutuluyor. Kahve çekirdekleri kabuklarından çıkartılıp odun ateşinde kavruluyor. Toz veya çekirdek olarak paketleniyor. Bir çok süreçten geçen kahve göründüğünün aksine oldukça temiz hatta yapılan araştırmalarda kahvenin diğer kahvelere göre bakteri oranı daha az çıkmıştır.

Yolunuz Endonezya’ya düşerse kesinlikle tatmanız gereken bir lezzet.

AİLE ARASINDA


Filme puan vererek başlamak izliyorum benim bu filme ülke ortalamasına göre puanım 10/9. Komedi filmi çekmek çok zor. Bizim kültürümüzde gülmek pek sevilmez. Kadınlar sesli gülemez, çocuklar büyüklerinin yanında gülemez vs. Son dönemlere doğru bu tabular yıkılmış olsa da Anadolu’da hala sıkça görülür. Bizim insanımız mağdur olmayı, acı çekmeyi, acı çeken insanları izlemeyi çok sever. Komedi filmleri değerlendirilirken bunlar göz önüne alınmalı.

Gülse Birsel’in yazdığı izleyenleri kahkahaya boğan film. Recep İvedik gibi filmlerde geğirme, masanın üzerindeki cisimleri devirme sahnelerine gülen kesim bu filmi hiç izlemesin. Sevmezsiniz. Gülse kendine Quentin tarzı bir rol takılmış filmin içerisinde fazla yok kendine mini bir rol yazıp oynamış. Engin Günaydın performansı tek başına yeter de artar bile ama diğer oyuncularda harika performans gösterince film tadından yenmez bir hal almış.

Filmin bir özelliği de Behiye karakterini oynayan Ayta Sözeri, şarkıcı, insan hakları ve LGBT aktivisti, Türkiye’de dizilerde yer alan ilk trans bireydir.

Filmin olay örgüsü sıradanlığın dışına çıkmış ve oldukça akıcı olmuş. Oyunculuk ve esprilerin kalitesi mükemmel. Küfürlü bir iki sahne var sadece. İzleme listenizde olması gereken nadir filmlerden.

KENDİNİZİ MUTLU HİSSETMENİN 13 YOLU

Çevremdeki insanlardan sürekli nasıl daha mutlu olabilirim sorular duyuyorum. Daha mutlu bir birey olmanın binlerce yolu var. Bu konuları işleyen bir çok çalışma var ve bu çalışmalar bilimsel olarak ispatlanmış. Sizlerde daha mutlu bir birey olmak, bunalıma girmemek, düzenli bir hayat yaşamak, sağlam bir psikolojiye sahip olmak için aşağıda belirtilen 13 yöntemi deneyebilirsiniz.

 

 

1. İlk Önce Ne Yapmanız Gerektiğini Keşfedin

İşe kendinizi çözümleyerek başlamalısınız, çünkü ne ile karşı karşıya olduğunuzu bilmezseniz kendinize siz bile yardım edemezsiniz. Zayıf yönlerinizi ve bunların nasıl geliştirilebileceğini keşfedin. Mutluluk becerilerinizi ve bunların nasıl geliştirilebileceğini öğrenin.

2. Kendinize Olan Güveni Artırın

Başarılı olacağınıza inanmıyorsanız, daha mutlu bir birey olmaya çalışmayın çünkü bunu başaramazsınız. Kendi mutluluğunuzu artırabilmemiz için öz yeterliliğimizin artırılması lazım. Bunun yapmanın en kolay yolu ise daha kolay becerilere başlamaktır. Hiç vakit kaybetmeden işe koyulun ve gerçekten hayatınızın değişeceğinden emin olacaksınız.

3. Kendinizi Nasıl Daha İyi Hissedeceğinizi Öğrenerek İlerlemenizi Hızlandırın

Daha yemek yapabilmek için matematiğe ihtiyacınız yoktur veya kilo vermek için gidip yabancı dil öğrenmenize. Daha mutlu olmak için olayla en yakından bağlantılı unsurlara odaklanarak başarı elde edebilirsiniz. Araştırmamda mutluluk ile ilgili doğrudan bağlantılı olan konu şudur: Doğru veya yanlış olsun kişinin kendi görüşleri.

4. Denge Oluşturun Ve Tükenmişlik Sendromunu Yenin 

İşinizden memnun değilseniz ve sürekli yorgunsanız daha mutlu hissetmeniz biraz zaman alacak. Çünkü sizin işten arta kalan zamanlarda yüksek enerjiye ihtiyacınız olacak.  Bu nedenle, öncelikle daha iyi bir iş-yaşam dengesi oluşturmak sizlere büyük ölçüde yardım etmiş olur.

5. Mutluluk İçin Bir Büyüme Zihniyeti Oluşturun 

Büyüme zihniyeti kendimizi değiştirebileceğimiz inancını ifade eder. Mutluluk için bir büyüme zihniyeti kurduğumuzda, mutluluğumuzu değiştirebileceğimize inanıyoruz. Bu çok önemlidir, çünkü mutluluğumuzu artırabileceğimize inanmazsak, denemeye bile zahmet etmeyiz. Şöyle bir söz vardır “Denemek başarmanın yarısıdır.”

6. Olumlu Anılar Oluşturun 

Beynimizdeki her bölge egzersizle güçlendirilebilir. Eğer beyinlerimiz, meydana gelen olumsuz şeyleri hatırlamakta gerçekten iyi ise, olumlu şeyleri hatırlamaktan sorumlu beyin bölgelerini güçlendirmek faydalı olabilir. Hadi bakalım jimnastik zamanı sizi en mutlu eden anı neydi? Yoruma bırakın.

7. Sosyal Medya Kullanımına Ara Verin 

Facebook mutluluğumuzu olumsuz yönde etkileme eğilimindedir. Facebook’tan ara vermeyi seçerek – ya da sosyal medyayı kullanma biçimimizi değiştirerek – mutluluğumuzu artırabiliriz.

8. Düşünme Yönteminizi Değiştirin

Başımıza gelen her olaydan olumsuz dersler çıkarmak ve moralimizi bozmak bir süre sonra bizi bağımlı hale getirir. Bakış açımızı değiştirerek, hayatınızdaki faydaları ve pek çok iyi şeyi keşfetmenize şaşıracaksınız.

9. Daha Fazla Mutluluk İçin Daha Akıllıca Harcama Yapın

Para harcama yöntemimiz yaşamımızı şekillendiren en önemli etkenlerden biridir. Herkesin hayalinde lüks araba ve ev almak vardır, oysa bazen bir arkadaşa, sevgiliye eşe dosta alınan küçük bir hediye bizleri daha mutlu edebilir.

10. Nazikçe İletişim Kurun

Başkalarına karşı nazik olduğumuzda kendimizi daha iyi hissederiz. Başkaları için güzel şeyler yapabiliriz, empatik olabiliriz veya birbirimize saygıyla davranıp, en kötüsünü varsaymak yerine nazikçe iletişim kurabiliriz.

11. Duygularınızda Netlik Kazanın

Ne hissettiğinizi ya da neden hissettiğinizi bile bilmiyorsanız, hayatınızı nasıl ilerletir siniz? Daha mutlu olmak için duygularınızda netlik kazanmaya çalışın; Ne hissettiğinizi ve bu duygulara neyin neden olduğunu öğrenin.

12. Değerlerinizi Yaşayın

Kendinizi ve değerlerinizi keşfetmeye başladığınızda, sizi neyin mutlu edeceğini her zaman bildiğinizi keşfedebilirsiniz, ancak bunu yapmıyorsunuz. Daha mutlu olmak için değerlerinizi netleştirin, böylece kendi ilkelerinize ve değerlerinize göre hayatınızı özerk bir şekilde yaşayabilirsiniz.

13. İyiye Kulak Verin 

Kabul edelim ki, bazen hayat zor. Ancak iyiye dikkat ederek, bunun üstüne çıkıp daha esnek olabilirsiniz. İyiyi bulduğunuzda, anın tadını çıkarın ve zor zamanlarda bile mutluluğu korumak için yanınıza alın. Ya da gelecekte kendinizi daha iyi hissedeceğiniz bir zaman hakkında düşünmeyi deneyin.

 

 

3. Kattan Atlayan Gencin Komik Hikayesi

Erkenden kalkıp kıyafetlerimi gece fırlattığım yerden toplayarak üzerime geçirdim. Evdekiler hala uyuyordu. Babamın cebinden biraz para alıp arkadaşlarla buluşmak için evden çıktım.

Bir hafta öncesinden planlar yapılmıştı. 4 lise arkadaşı Kızılırmak kenarına gidip balık tutup bira içerek sınavların bitmesini kutlayacaktık. Murat yaşlı teyzenin evinin boş olduğunu, orada film izleyerek içebileceklerini söylemişti ama balık tutarken eğleniriz diye ırmak kenarını tercih etmiştik. Hepimiz lise 2. sınıftaydık. Sivas gibi şehirlerde halk arasında alkol alamazsın almak isterseniz her türlü harekete hazır olmanız gerekir. Yani bir İzmir kordonda olduğu gibi oturup biranı içemezsin.

İçeceklerimi alıp balık tutacağımız yere geldik. Murat ateşi yakıp birasını açıp oturdu. Kenan, Ozan ve ben(Yavuz) oltaları attık biraları alıp sohbet etmeye başladık. Hiç unutulmayacak harika bir gün geçireceğimizi düşünüyordum. Hiç unutulmadı fakat hayatımın en iğrenç günlerinden birini geçireceğimden de haberim yoktu.

İlk bir saatimiz oldukça güzel geçmiş balık yakalayıp ızgaraya atmıştık. Şehirden oldukça uzak bir konumdaydık. Etrafta bir iki tane müstakil ev vardı onlarda yürüyerek 10 dakikalık mesafedeydi. Issız sakin güzel bir yerdi. Murat odun toplayalım diye seslenince oltayı bırakıp kalktım. İlerideki çalılıkları işaret ederek oradan buluruz dedim. İkimiz beraber oraya doğru yürümeye başladık. Çalılıklara yaklaşınca birden 8-10 tane köpek fırladı bize doğru havlayarak koşmaya başladılar. Biz korku ile direk ters yöne doğru koşmaya başladık. Köpeklerin geldiği gören Ozan ve Kenan suya atladılar. Ben yüzme bilmediğimin için sudan çok korkarım bu sebeple koşmaya devam ettim. Arkama bile bakmadan koşuyordum. Topuklarım götüme değiyordu. Köpeklere yakalanmadan kendimi çiftlik evine atmayı başardım. Meğer girdiğim bu evin sahibi bahçesinde kangal köpeği besliyormuş ama nasıl kangal aslandan biraz ufak. Eğer girmeden önce bu hayvanı görseydim dışarıda bekleyen 10 köpeği tercih ederdim. Görünce dizlerimin bağı çözüldü tabi korkudan olduğum yere oturdum Allah’ım beni burada yesin dedim. Havlayarak üzerime gelen köpek bir ses ile olduğu yerde durdu. Bana hiç bakmıyordu bile. Sahibi evinden çıkmış Hızır gibi yetişmişti. Köpeği bağlayıp benden olanları dinledi. Hadi dedi sizi şehre bırakayım genç adamlarsınız burada alkolle ne işiniz var. Gidip arkadaşları topladık. Murat ağaca tırmanmış tırmanırken  de tişörtü falan yırtılmıştı. Ozan ve Kenan dizine kadar çamurlu su ile ıslanmışlardı. Çiftliğin sahibi bize yol boyunca dini şeyler anlattı. İyilik yaptığı için kimse ses çıkartamadı bir saat boyunca nasihatlerini dinledik. O kadar dini sohbet ve nasihatten sonra acayip vicdan yapmıştım. Çünkü eğer başıma kötü bir şey gelirse bunun benim kötü hareketlerimden dolayı bir ceza olduğuna inanırdım. Kendime çeki düzen vermek isterdim. adam bizi bıraktı bırakırken bile hala nasihat veriyordu. Cami imamı gibi vaaz verdi bize. Hemen eve gidip olanları unutmak istiyordum.

Arabadan inince Murat bir teklifte bulundu. Buradan teyzemin evine gidelim ev zaten boş hem siz çamurlu kıyafetlerinizi temizleyip kurutursunuz, hemde rakı alırız rakı içeriz, birde güzel film bulalım onu izleriz. Ben gitmek istemedim ama fazla hepsi birden ısrar edince dayanamadım. Yolda giderken bir korku filmi buldular. Evin önüne geldik. 4 katlı bir bina altta market var. Girdik içeri asansör yok tabi 3. kata çıkmaya başladık. 2. kata gelince dairenin önünde ayakkabı kalabalığı gördüm. Murat’a bu ne dedim ne var burada. Ne bileyim oğlum düğün nikah falan vardır dedi. eve girip hemen ortamı hazırlamaya başladık o ara murat tv den müzik açmış. 5 dk geçmeden kapı çaldı. Kapıyı ben açtım karşımda gözleri kanlı muhtemelen ağlamış iri yarı birisi.

-Buyur abi

-Ulan şerefsizler aşağıda cenazemiz var utanmıyor musunuz son ses müzik açmaya dedi.

-Ağabey ev sahibini çağırayım bir dakika dedim.

Murat biraz fevri konuşunca eleman buna yumrukla bir vurdu antreye uzattı bizimkini. Hepimizin morali bozuldu tabi ama Murat ortam bozulmasın diye bunların ölüsünü dirisini her gün birisi dedi boş verin filmi açın dedi. Filmi koyduk rakıları içmeye başladık ama benim aklım cenaze evindeydi. Dün gece orada birisi ölmüştü. Sabah yaşadıklarımız, çiftlik sahibinin söyledikleri, cenaze beni baya rahatsız etmişti. Birde aldığımız filmde Kuran okunuyordu. Elimizde rakı bardakları, hepimiz sarhoş olmuştuk. Ben çok korkuyordum bunlar ise benle korktuğum için alay ediyordu. Çiş için kalktım bunların hepsi salonda içip film izlemeye devam ediyordu. Tam lavabonun oraya geldiğimde odalardan birinden cam kapanma sesi geldi. Beni mi korkutacaklar diye baktım ama hepsi içerideydi ses  başka odadan gelmişti. İşeyip hızlıca yanlarına gittim. Sonra mutfağa su almaya giden arkadaş kireç gibi suratla geri geldi. Kapı çarpmış falan bunlar da korkmaya başladılar. Olaylar, cenaze, film çarpan kapı falan derken hepimiz birbirimizi korkutmuştuk. Ben içmeyi bırakmış boş boş salonun kapısından antreye bakıyordum.

Birden 1.50 boylarında kambur bembeyaz giysili kafası yeşil bir şey antreden geçti. Dalga geçerler diye kimseye bir şey söylemedim izlemeye devam ettim. Filmde gittikçe daha korkunç bir hal alamaya başlamıştı. Hepimizin kafası güzeldi. Burnumuzun dibini göremiyorduk kendimi ikna etmeye çalışıyordum hayır yanlış gördün. Ama gördüğüme yemin edebilirim gerçekti. Birden yeşil kafalı beyaz giysili kambur şey salonun kapısından içeri girdi. Onu gören Kenan korkudan düştü bayıldı. Murat fırlayıp dışarı koştu, bende heyecandan camı açtım, köşeye sıkışmıştım baktım marketin tentesi var atladım. Ayağım çatladı. İçeri giren kadın arkadaşım Murat geri zekalısının teyzesiymiş. O kadar yaşlı ki kadın ne ses duyuyor ne koku alıyor biz eve geldiğimizden beri içeride uyuyormuş.

En İyi Emeklilik Sıralamasında Türkiye Sondan 3. Oldu

Euronews’in haberine göre, Avustralya’da Melbourne Mercer’in her sene hazırladığı Küresel Emeklilik Endeksi’ne bu sene Türkiye de eklendi. Araştırmada 37 ülkenin emeklilik sistemi; yeterlilik, sürdürülebilirlik, dürüstlük ve doğruluk gibi kriterler bakımından mercek altına alındı. Ayrıntılı incelemelerden sonra her ülkenin endeks puanı ortaya çıkarılarak 37 ülkenin sıralaması yapıldı.

Zirvede en iyi sistemi oturtan ülkeler Hollanda 1. sırada Danimarka 2. sırada ulunuyor. Türkiye 42.2 puanla sondan 3. sırada yer aldı.

Türkiye’deki sistemin düzeltilmesi için en yoksul bireye verilen emeklilik maaşının artırılması tavsiyesinde bulunuldu.

İstanbul Hava Limanı Yemekhane Problemleri

Atatürk Hava Limanı personeli yeni hava limanında AHA katering şirketinden oldukça şikayetçi. Daha önceden yemekhane de görülen kemirgen canlılar olay olmuştu ve salata barından kurt çıkmıştı. Yemeklerin kötü olmasının yanı sıra  Personelin liman dışından yemek söylemesi mümkün değil. Ayrıca yemek için liman içerisinde kantin bulunmamakta. Çalışma saatlerinin yol ile 12 saate çıktığı yeni hava limanında personele yemek meselesi çalışanları olumsuz etkiliyor.

 

Ekrem İmamoğlu İle İlgili Atılan Komik Twitler

Ekrem İmamoğlu’nun katıldığı bir programda konuşmasının bir kısmı kesilerek sosyal medyada paylaşıldı. Bu video birtakım yanlış anlaşılmalara sebep oldu ve Ekrem İmamoğlu devamında bir esnaf ile tartışma yaşadı. Olayların ardından atılan 10 komik tweeti sizler için hazırladık

[td_smart_list_end]

Adam Mirasını En Zeki Çocuğuna Vermek İster

Adamın üç oğlu varmış. Üçü de birbirinden zekiymiş.
Adam mirasını en zeki olana bırakmak istediğinden kadıya başvurmuş.
Kadı :”sen çocukları bana gönder, bir gece misafir edeyim, yemek yiyelim, en zeki olanını seçerim” demiş.

Çocuklar akşam yemeğine kadıya gitmişler.
Yemekte et ve şarap varmış.
Yemeği yedikten sonra, kadı çocukları yalnız bırakıp, konuşmaları izlemeye sotelenmiş.
Birinci çocuk: “yediğimiz koyunun sol bacağı yok” demiş.
İkinci çocuk : “şarap mezarlık yanındaki bağın üzümünden yapılmış” demiş
Üçüncü çocuk :”kadı ibne” demiş.

Kadı ertesi gün önce kasaba gitmiş, sormuş :”dün kesmiş olduğun koyunun sol bacağı yok muydu” demiş. Kasap evet kadı efendi demiş, küçükken bacağı parçalanmıştı, topal idi
Şarapçıya gidip bağı sormuş. Şarapçı mezarlığın yanındaki bağdan toplanan üzümlerden yaptık demiş.
Kadı alı al, moru mor, annesine gidip sormuş. “Anneciğim, küçükken benim başıma bir şey geldi mi? Annesi evet yavrum demiş, küçükken seni eşkiyalar dağa çıkarmıştı.

Kadı geri dönmüş, almış çocukları karşısına.
Sen demiş birinci çocuğa, koyunun sol bacağı olmadığını nereden anladın?
Çocuk: “efendim demiş, ben hem sağ koldan, hem de sol koldan birer parça aldım. Sağ kol çok daha kaslıydı ki, sol bacağı olmayan hayvan denge için sağ kola yüklenir ve böylece sağ kol daha kaslı ve sert olur.
Peki demiş ikinci çocuğa, sen demiş şarabın mezarlık kenarındaki bağdan olduğunu nereden anladın.
Çocuk, mezarlık kenarındaki toprak azotça zengin olur, böylece üzümün taneleri büyük olur, daha fazla kabuk olacağından meyvemsi tat yenine çok daha kekrekimsi bir tat olur ki ondan.

Eee peki demiş üçüncü çocuğa, sen benim ibne olduğumu nereden anladın.
Üçüncü çocuk çok kolay demiş, evin girişindeki Galatasaray bayrağından

Komünist Başkan Maçoğlu Tunceli’nin İsmini “Dersim” Yapmak İstiyor

Dersim nedir bu isim nereden gelmektedir?

Dersim ismi geçmiş tarihte kullanılmış Kürtçe gümüş kapı Zazaca duvarlarla çevrili bölge anlamına olduğu rivayet edilmektedir. Burada yüzyıllar boyunca Alevi-Kızılbaşlar, Zazalar, Kürtler, Ermeniler ve Türkler bir arada yaşadılar. Bu nedenle burası kozmopolit bir yapıya sahiptir.

Kaç yılında değiştirildi ve neden?

Bölgenin asıl adı Osmanlı döneminde Dersim idi. 19. yüzyılın ortalarından beri bir sancak idi ve Hozat’tan yönetiliyordu. Dersim adı 1935 yılında “Tunceli” ilan edildi. “Tunç gibi sağlam insanların yeri” anlamında üretilen bu isim Türkçe’ye daha uygun olduğu için tercih edildi. Ayrıca ile bağlı kazaların isimleri de değiştirildi. Pulur “Ovacık”, Qısle “Nazımiye”, Mazgert “Mazgirt”, Pulımıriye “Pülümür”, Pertage “Pertek” ve Xozat “Hozat” oldu.

Dersim isyanı nedir?

Dersim isyanı ya da Dersim ayaklanması yeni ismiyle Tunceli ilinde, 1937 yılında vuku bulan geniş kapsamlı bir isyandır. Bu isyanı bastırmak için Türkiye Cumhuriyeti tarafından düzenlen harekat ise Dersim harekatıdır.

Komünist başkan seçimlerin ardından Tunceli ismini değiştirerek Dersim yapmak istiyor. Tunceli Belediyesi meclis toplantısından alınan kararlar kamuoyuyla paylaşıldı. Evrensel gazetesinin aktardığına göre, alınan kararlardan biri de belediye tabelasından Tunceli isminin çıkartılarak “Dersim” yapılması oldu.

Kararda, “Belediyemiz hizmet binasında bulunan tabelalarda yazılı ‘Tunceli’ ibaresinin değiştirilerek yerine, ‘Dersim’ ibaresinin yazılması görüşülmesi sonucunda: Kentimizin kültürünü, tarihini ve inanç biçimini yaşatmak adına, belediyemiz hizmet binasında bulunan tabelalarda yazılı ‘Tunceli’ ibaresinin değiştirilerek, yerine ‘Dersim’ ibaresinin yazılması oy çokluğu ile kabul edildi” denildi.

Rakamlar İle Şeyma Subaşının Aldığı Nafaka Aylık 125.000 Tl

Şeyma Subaşı ile Acun Ilıcalı arasında yapılan boşanma sözleşmesine göre kızları Melisa’nın üzerine 10 milyon değerinde ev alınacak ve her ay 125 bin tl nafaka ödenecek. Bu para

1. Asgari ücretli birisi bu parayı kazanmak için 6,5 sene hiç yemeden çalışması gerek.

2. 4 aylık nafaka ile Beşiktaş, Şişli, Kadıköy gibi semtlerden ev alabilir

3. Kirası 750 tl olan evinizin yaklaşık 14 yıllık kirasını peşin olarak verebilir

4. 20 ton soğan alabilir

5. Yusuf Yazıcının ücretini 2 ayda ödeyebilir

6. Bir yıllık nafakayı bankada mevduat hesabına koyarak ayda 20-25 bin tl arası getiri sağlayabilir

7. Pegasus Hava yolları ile İstanbul’dan Ankara’ya 1893 defa gidebilirsiniz.

Zenginin malı züğürttün çenesini yorar diye boşuna söylememişler. Siz bu para ile ilk ne yapardınız?