Eski Kıyafetleri Geri Dönüştüren Yeni Bir Teknoloji

Eski kıyafetleri geri dönüştürmenin yeni ileri teknoloji yolu bulundu. İsveçli bir geri dönüşüm fabrikası eski giysileri yeniden işlemek için yeni bir yöntem geliştirdi.

Kullanılmış pamuklu kumaşları ayrıştırıp, sirküloz adı verilen bir kağıt hamuruna dönüştürülmeden önce renklendirme için boyama yapılıyor.

Kağıt hamuru kurutulup, daha sonra iplik yapmak için tekstil şirketlerine satılıyor. Bu yöntemle yapılan giysiler birkaç kez daha geri dönüştürülebiliyor.

Bu yöntem ile her yıl küresel pazarda üretilen giysiler için yaklaşık 80 milyar tasarruf sağlamayı hedefliyorlar.

Yerli Üretim Logosunun Kullanılmasına Dair Şartlar Belli Oldu


Resmi Gazetede yayımlanan Ticaret Bakanlığı tebliğine göre, etiketlerde ve fiyat listelerinde yerli üretim logosunda;

– Malın üretim yeri,
– Ayırıcı özelliği,
– Tüm vergiler dahil satış fiyatı ve birim fiyatı,
– Bu fiyatın uygulanmaya başladığı tarih,
– Üretim yeri Türkiye olan mallar için Bakanlıkça tespit ve ilan edilen şekil, logo veya işaret yer alacak ve buna göre yerli üretim logosu kullanılacak.

Sanayi Sicili Kanununun 1. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen işletmeler tarafından Türkiye’de üretilen mallar, Türkiye’de üretilen el ve ev sanatları ürünleri ile Gümrük Kanununun 18. maddesinde sayılan ürünlerden Türkiye’de elde edilen veya üretilen mallar yerli üretim sayılacak.

Bakanlık, belediyeler ve ilgili odalar bu tebliğ hükümlerinin uygulanması ve izlenmesine ilişkin işleri yürütmekle görevli olacak.

Aykırı uygulamaların belirlenmesi durumunda, gereği yapılmak üzere aykırı uygulamayı yapanın merkezinin bulunduğu valiliğe gönderilip, yerli üretim logosunun kullanım esasları böylelikle kontrol altında kullanılacak.

Moris Şinasi Milletlerarası Çocuk Hastanesi

Musa Eskenazi Sefarad Yahudilerinden olan ailesinin dördüncü çocuğu olarak Manisa’da dünyaya geldi. Yahudi mezarlığında bekçilik yaparak yoksul ailesine yardım etti. Okur yazar olmadığı için bu işten çıkartıldı. Daha sonra da belirli bir süre tütün sanayisinde çalışarak deneyim kazandı. Küçük yaşta difteri hastalığa yakalandı ve Manisa’da tedavi gördü. 15 yaşındayken kardeşi Salamon ile birlikte son derece yoksul bir şekilde Manisa’dan ayrılarak sığır taşıyan bir gemiyle İskenderiye’ye gitti. Burada gemilerin yük alma ve indirme işlerinde görev aldı. Garafollo adında tütün ticareti yapan zengin bir Yunanlar/Yunan onu sevdi ve yanına çırak olarak aldı. Eskenazi otuz yaşına gelene kadar Garafollo’nun yanında kaldı ve bu süreçte tütün ticareti konusunda kendisini geliştirme fırsatı buldu. Daha sonra da Garafollo’nun kendisine verdiği 25 bin dolar borç parayla Amerika Birleşik Devletleri’ne gitti.

Amerika’ya göç edince küçük yaşta yakalandığı difteri hastalığında kendisini tedavi eden Türk doktor Şinasi Bey’e duyduğu vefadan dolayı Morris Schinasi adını aldı. 1893 yılında patentine sahip olduğu sigara sarma makinesi ve bu makinede sarılmış bir paket sigarayla Kolomb Dünya Fuarı’na katıldı. O dönemlerde sigara içenlerin sigaralarını elle sarmalarından dolayı Moris Şinasi’nin bu makinesi devrim gibi bir yenilik olarak görüldü. Moris Şinasi fuar sonrasında kardeşi Salamon’u da yanına aldırdı. İki kardeş 1893 yılında Broadway’de “Schinasi Brothers Company” adında küçük bir sigara fabrikası kurdular. Fabrika işçilerini ise Manisa’dan getirttiler.

İkili Osmanlı İmparatorluğu’ndan tütün ithal ederek hazır sigara olarak sattı ve belirli bir zenginliğe ulaştı. Moris Şinasi işleri nedeniyle sık sık seyahat ettiği Selanik’de iş arkadaşı Jozef Ben Rubi’nin kızı olan Laurette ile tanışıp 1903 yılında evlendi. 1916 yılında ise sahip olduğu şirket haklarını American Tobacco Company’e satarak iş hayatından çekildi.

Moris Şinasi Milletlerarası Çocuk Hastanesi

1928 yılında hayatını kaybeden Moris Şinasi servetinin 1 milyon dolarını doğup büyüdüğü Manisa’da bir çocuk hastanesinin kurulması için bağışladı. Bu miktarın 800 bin doları ABD borsasına yatırıldı, geri kalan 200 bin dolarla da hastane inşa edildi ve tıbbi ihtiyaçları karşılandı. 15 Ağustos 1933 tarihinde ise düzenlenen bir törenle hastane açılışı yapıldı. Kendisinin yakılan bedenine ait külleri ise hastane duvarındaki ””Moris Şinasi’nin doğduğu şehre hediyesidir”” ibaresinin bulunduğu anı plakasının arkasına gömüldü. Günümüzde ABD borsasındaki gelirin bir kısmı her yıl düzenli olarak hastaneye bağışlanmaktadır. Hastane, Manisa Merkez Efendi Devlet Hastanesi bünyesinde “Morris Şinasi Çocuk Kliniği ve Hizmet Binası” adı altında halen daha hizmet vermektedir.

IKEA’nın 1951-2000 Yılları Arası Katalogları

IKEA muhtemelen evinizin en iyi dostudur. Feodor Ingvar Kamprad şirketi 1943’te sadece 17 yaşındayken kurdu. Sarı-mavi logoya sahip olan bu şirkeitn ismi İsveçli kurucusu Ingvar Kamprad’ın adının ve soyadının ilk harfleri ile büyüdüğü kasabanın adı Elmtaryd Agunnaryd’in ilk harflerinin birleşmesi ile IKEA oluşturulmuş. Bugün 43 milyar dolar üzerinde gelir elde eden perakende devi IKEA sürekli yeni ürünler geliştirerek büyümeye devam ediyor. Şirket, çeşitli ev aletleri ve mobilyalar konusunda modernist tasarımları ile bilinir ve iç tasarım çalışmaları genellikle çevre dostu bir sadelik ile ilişkilendirilir. Son zamanlarda Nordic Style Magazine, IKEA’ya baktı ve şirketin iletişim ekibinin resmi Pinterest hesabı olan Smörgås Pinners tarafından sağlanan eski bir katalog kapağı koleksiyonu keşfetti. Aşağıda IKEA’nın 1951’den 2000 yılına uzanan mobilyalarının değişim ve gelişimini keşfedin.

#IKEA 1951 Kataloğu

#IKEA 1955 Kataloğu

#IKEA 1957 Kataloğu

#IKEA 1962 Kataloğu

#IKEA 1963 Kataloğu

#IKEA 1964 Kataloğu

#IKEA 1965 Kataloğu

#IKEA 1966 Kataloğu

#IKEA 1967 Kataloğu

#IKEA 1969 Kataloğu

#IKEA 1970 Kataloğu

#IKEA 1971 Kataloğu

#IKEA 1972 Kataloğu

#IKEA 1973 Kataloğu

#IKEA 1974 Kataloğu

#IKEA 1977 Kataloğu

#IKEA 1978 Kataloğu

#IKEA 1979 Kataloğu

#IKEA 1980 Kataloğu

#IKEA 1981 Kataloğu

#IKEA 1983 Kataloğu

#IKEA 1985 Kataloğu

#IKEA 1986 Kataloğu

#IKEA 1987 Kataloğu

#IKEA 1989 Kataloğu

#IKEA 1990 Kataloğu

#IKEA 1991 Kataloğu

#IKEA 1992 Kataloğu

#IKEA 1993 Kataloğu

#IKEA 1995 Kataloğu

#IKEA 1997 Kataloğu

#IKEA 1998 Kataloğu

#IKEA 1999 Kataloğu

#IKEA 2000 Kataloğu

Amazon, çalışanlarını takip için bileklik geliştirdi

Amazon, çalışanlarını takip etmek için bir bileklik geliştirdi! Çalışan olarak bakınca kulağa çok hoş gelmese de patron açısından bakıldığında güzel bir çalışma denilebilir.

Amazon, gönderim merkezinde çalışanlarının çalışmalarını takip etmek ve söylediklerine göre çalışanlara iş konusunda yardım etmek amacıyla geliştirdikleri takip bilekliklerinin patentini aldı. Amazonun geliştirdiği bu bileklerin amacı; çalışanı hata esnasında uyarmak, onlara yardımcı olmak gibi gözüküyor. Fakat diğer yandan işten kaytarıp mesai esnasında molaya çıkmak, görev yerini terk etmek gibi durumlarda da patrona hemen uyarı vermesi çalışan için gerçekten sıkıntılı bir durum. İnsanları robotlaştıran, ya da zamanla insanların yerini robotların alacağını gösteren hamlelerden biri olarak görüyoruz bunu…

Stres Çarkı; İbretlik Pazarlama Teknolojisi

Eğer bu yılın başında size birisi stres çarkı gösterseydi tuhaf ve değişik bulurdunuz. Oysa artık size de, dünyanın geri kalanına da küçük plastik parçalarından ve bilyeli rulmandan oluşan bu oyuncaktan gına gelmiş durumda Stres çarkı yükselişi ve düşüşü sırasında çok ilginç bazı dalgalara yol açtı. Öncelikle, bu küçük zaman öldürme araçlarının düşük maliyeti ve üretiminin kolaylığı yüzünden Çin fabrikaları imalatı arttırdı. Sokaklardaki işportacılar, Amazon ve eBay gibi platformlardaki bağımsız satıcılar binlerce stres çarkı sattı.Bu deneyimi taklit eden telefon uygulamaları, daha iyi döndürme ipuçlarını anlatan YouTube videoları ve ürün tanıtımları yüz milyonlarca defa kullanıldı. Gençler bu ürüne bayıldılar, okul yönetimleriyse nefret etti. İşletme bölümü birinci sınıf öğrencileri daha yıllar boyu bu ürünü incelemeye devam edecek.Sonuçta diğer ürünlerden hiçbiri, üstelik hiç de teknolojik bir ürün olmamasına rağmen 2017 ye damgasını böyle basmadı.

Dijital Dünya ve Bitcoin

Dijitalleşen dünya tabiri klişe terimler arasında yerini aldı. Genellikle bu tabiri gördüğümüzde okuma gereksinimi bile duymayız ve es geçeriz. Bu konuyu es geçmemeli ve tam anlamıyla bulunduğumuz durumun farkında olmamız gerekmekte çünkü gelecek bu dijital dünyanın üzerine kuruluyor. Dijitalleşme demek kısaca saklanılmak istenilen bir verinin küçük yer kaplaması, ulaşabilirliğin kolay olması, taşınabilir olması ve iletişim kolaylığı demektir fakat en önemlisi de zamandan kazançtır. İletişim, fotoğraf, matemeatiksel hesaplamalar, takvim, hatırlatıcı notlar, proje çizimleri, finansal veriler vb. daha birçok iş (1900 öncesini referans alarak) fiziksel olarak veya buna yakın bir metotla yapılmaktaydı.
Örneğin yakın geçmişte bir kişinin numarasını bulmak için telefon rehberi denilen deftere bakılır ve yeni numara o deftere yazılırdı. Ev telefonları veya ankesörlü telefonlar ile iletişim yaygındı. Fotoğraflar çekilir ve filmlerden alınarak kağıtlara basılır ve saklanırdı. Paralar bankada değil evin gizli yerlerinde saklanırdı. Uzaktan iletişime geçmek, devasa projeler çizmek ve inşa etmek zordu. Günümüze biraz daha yaklaştığımızda maaşlar bankalardan çekilir veya elden alınırdı sonra faturalarla ödeme merkezlerine gidilir nakit ödeme yapılırdı. Şimdilerde bir cep telefonu ile önceden saatler belki günler alan olayları kısa sürede kolaylıkla yapabilmekteyiz. Artık birçok kişi maaşlarını bankadan çekmiyor bile. İnternet bankacılığından veya otomatik ödeme talimatları ile işlemler hallediliyor. Anlatmaya çalıştığımız her nekadar istemesekte zamanla dijital dünyaya ayak uyduruyoruz veyahut buna mecbur bırakılıyoruz. Kendimize soralım: son bir sene içinde, kaç tane çekilen fotoğrafı kağıda bastırıp sakladık? Evimizde hala telefon rehberi var mı? Bankada para tutmak yerine yastık altında tutmayı mı tercih ettik? Eğer bu sorulara olumsuz cevap veriyorsak biz de dijitalleşmişizdir. Bu yaşam tarzına farkında olmadan geçtik. Bunun sonucu fiziksel dünyaya ek olarak “Dijital Dünya” ortaya çıktı. Dijital dünyaya daha bir çok eklenti gelecek gibi görünmekte. Bunun ilk ve en belirgin adımı “Bitcoin” oldu.

Bitcoin’in Tarihi

Bitcoin çıkışı; özellikle Amerika’nın 2007’deki mortgage krizi ile dijital para birimlerinin fitili ateşlendi ve 2008’de ilk dijital para birimi olarak türedi. Kurucusu, takma adı SATHOSHI NAKAMOTO olan kişi mi? kurum mu? bilinmemektedir. Kurucusunun veya kurucularının teknolojiyi ve matematiği kullanarak bu para birimini çıkartmalarının sebebi kendilerine “dijitalleşen dünyada neden dijital para birimi yok?”sorusunu sormaları mı? Yoksa planlı olan bir projenin eseri mi? Günümüzde bu soruların cevapsız kaldığı da bir gerçektir. Şu anda ülkemizde çok yaygın olmasa da yurtdışında yaygın olarak kullanılmaktadır. İsveç, Estonya, Avusturalya, Japonya gibi ülkeler şu anda KDV almak için bitcoini yasalarına “DİJİTAL PARA BİRİMİ” olarak ekledi. Bu gibi girişimlerde bulanan ülke sayısı sürekli artmaktadır.Yapılan araştırmalara göre bitcoinin çıkışının geçmişte planlandığıda görülmektedir. Ekonomiye yön veren bazı ülkeler ve kuruluşlar bunun sinyalini daha önceden vermiştir. 1988 deki ünlü bir ekonomi dergisinin kapağında bu açıkça görülmektedir. İnternetin ve yazılım dillerinin temelleri atılırken de buna yer verilmiştir. Herkes internette dolaşırken “404 NOT FOUND” adında bir arıza kodu almıştır. Bu kodun açıklaması internet sayfasının bulunamadığını söyler. Bunun gibi birçok arıza kodu vardır. Örmek olarak 403 “Engellinmiş İçerik”, 503 ”Servis Kullanılamıyor” ve bizim şu anda görmediğimiz 402 “Ödeme gerekli, para bulunamadı” arıza kodu. Bu kod digital para birimleri için ileride oluşturulacak teknoloji için yapılmış olduğu söylenmektedir. Bu hesaplamaların 1950 yıllarında yapılmaya başlandığını söyleyebiliriz.Şimdi teorileri bir kenara bırakıp biraz teknolojisinden bahsedelim.

İlk adım adım Blockchain (Blok zinciri)

Dijital paraları anlamak istiyorsak öncelikle normal merkezi sistemli serverlar dışındaki blockchain’i anlamamız gerekmektedir ve bu konuyu anlatırken bitcoin üzerinden anlatmaya çalışalım.Bir örnek ile başlayalım. İnternet sitesi kurmak istiyoruz ve bunun için öncelikle siteyi yazılım ile oluşturarak bir merkezi servere yerleştiriyoruz ve internet ağına bağlıyoruz. Kurduğumuz sitenin merkezinin nerede olduğu lokasyon olarak bellidir ve bu serverin elektriği veya internete olan bağlantısı kesildimi site kullanılamaz hale gelir. Blockcahin merkezi sistemlerden farklıdır. Bu teknolojinin birçok merkezi vardır ve bu merkezler birbirine internet ile bağlıdır. Blok zincirini global bir defter olarak düşünürsek yapılan tüm işlemler eş zamanlı olarak bu defteri tutan milyonlarca kişisel veya kurumsal bilgisayarlar tarafından aynı anda kayıt altına alınır. Bu kayıt edilen bilgiler üst düzey kripto teknikleri ile kayıt edilir. Defterde yapılmaya çalışılan bireysel değişiklik diğer defterlerle uyuşmayacağı için bu defter blokcahin dışına çıkar. Dijital paralar blockchain teknoloji ise gönderilir ve üretilen yeni dijital paraların varlığı bu defterlere işlenir. Bitcoin ile ilgili defteri isterseniz sizde tutabilirsiniz fakat bunu için yaklaşık 140 gb’lık bir veri indirip ve upload özelliğini açmanız gerekmektedir. Bu teknoloji sadece kriptolu para için kullanılmamaktadır. Birçok farklı sahalarda kullanılmakta ve geliştirilmektedir.

Bitcion üretmek için kurulmuş yüksek güçlü işlemcilerden oluşan dijital tarla.

Bitcoin nedir?

Bit en küçük dijital veridir ve bitcoinin ismi buradan gelmektedir. Bitcoin bitlerden oluşmuş bir şifreli dosya olup blockcahin’de kayıt altındadır. Her üretilen bitcoinin ayrı bir şifreleme metodu vardır bunu kağıt paraların üstündeki seri numaraları gibi düşünebiliriz. Bitcoin dijital bir para birimidir. Genellikle isimlendirilirken sanal para birimi olarak telaffuz edilir, bu yanlıştır. Sanal parayı bankalar kısmi rezerv sistemi(KRS) ile oluştururlar. Dünyada şu anda 930 trilyon dolar olduğu biliniyor ve bu paranın yaklaşık 80 trilyon doları gerçekten basılmış paradır geri kalanı ise KRS ile oluşturulmuş sanal paradır. Bitcoin ise yazılımının izni kadar üretilebilen bir birimdir. Şu anda 16,574,150 adet bitcoin vardır.yapılan hesaplamalara göre 2192 tarihinde son bitcoin üretilecek ve bitecek. Daha sonra piyasada ne kadar bitcoin varsa onlarla sınırlı kalacak ve daha fazlası üretilemeyecek. Bitcoinin saklanması sanal cüzdanlar ile sağlanır. Telefonunuzda, bilgisayarınızda yada bir A4 kağıdına QR kodunu çıktı alarak saklıyabilirsiniz. A4 kağıdına QR kodunu çıkarttıktan sonra sanal cüzdanlardan bu kodu okutanın hesabına o koddaki bitcoin değeri geçer ve bu kod bir defa işlem yapılacak şekilde tasarlandığı için ikinci okutan kişiye blockchain teknoloji sayesinde aktarım sağlanmaz.

Yandaki kodda bir miktar bitcoin bulunmaktadır.

Bitcoin nasıl üretilir (mining)?

Bitcoin sizin bilgisayarınızın işlemci gücü ile çözülebilen üst düzey kriptolu bir matematiksel problemi çözmeye çalışarak üretiliyor. Misal olarak 10 öğrencisi bulunan bir sınıfa 2x+10=30 x=? Sorusu soruluyor. Ödül ise 10 tane kalem. Öğrenciler beraber buldukları doğru cevap sonucu 10 tane kalemi problemin çözümünde bulundukları katkıya oranla kazanıyor. Öğrenciler = işlemci gücünü, sınıf = bloku, problem = kriptolu yazılımı, kalem = bitcoini temsil etmekte. Blok içinde kriptolu yazılım çözülür ve madenciler verdikleri işlemci gücüne göre bitcoin alır. Bu problemler her blok çözülünce yenisi açılır ve zorluk derecesi sürekli artar. Çözülen blok sonrası alınan bitcoin sayısı senelik bazda düşerek devam eder. Kriptolu yazılan bu yazılım bir blok çözülmeden diğerine geçişe izin vermeyecek şekilde tasarlanmıştır. Yani mimarisi çok sağlamdır. Şu anda kişisel bilgisayarlarımızla minig yapmayı düşünebiliriz fakat şu anda zorluk seviyesi o kadar artmıştır ki, normal bir bilgisayar ile üretim yapmak istersek aylık elektrik masrafını karşılayamayacak bir bitcoin üretmiş oluyoruz. Bu teferruatlı işlemin sebebi bir maddenin değerinin olabilmesi için ulaşılabilirliğinin(üretiminin) zor olması, kısıtlı sayıda olması ve emek harcanarak elde edilmesidir. Ülkelerin Merkez bankalarınca basılabilecek kağıt para adeti o ülkenin altın rezervi ile sınırlandırılır. Bunun sonucunda orantısız büyümenin önüne geçilir. Bitcoinin kriptolu yazılımı da bu konu esas alınarak yapılmıştır. Bitcoin bu sınırlı üretiminin ve ilk dijital para olmasından dolayı bazı ekonomistler altının dijital halinin bitcoin olacağını öngörmekte.

Para Transferlerinde Banka ile Blockcahin arasındaki fark nedir?

Banka aracılığı ile iki kişi arasındaki para transferini ele alalım. Öncelikle kimlik bilgileri verilerek bir hesap oluşturulur. Hesaba para yatırılır,bankaya gönderilmek istenilen miktar ve hesap adı verlir banka bu işlemi gerçekleştirir. Bunun sonucunda duruma göre ücretlendirme yapılır ve kimin hangi hesaba para gönderdiği bilinir. Bu işlem eğer farklı bankalar arasında ise mesai saatleri içinde yapılabilir. Hafta sonu, resmi tatil gibi günlerde sadece aynı bankalar arasında işlem geçekleşir. Yurt dışına yapılan para transferleri günler alabilir ve transfer ücreti göderilen miktar artıkça artar.Dijital paraların aracı kurumu (bankası) yoktur. Global bir muhasebe defteri vardır diyebiliriz. Kişiden kişiye para transferini esas almış bir sistemdir BLOCKCHAIN. Gönderim işlemi sanal cüzdan oluşturarak başlar. Gönderilmek istenilen miktar, cüzdan numarası(iban no) yazılır ve gönderilir. Oluşturduğumuz bu talep blockchain’e gider. Madenciler bu işlemin gerçekleşmesi için birçok muhasebe defterine(blockcahindeki serverlara) bakar ve onayladıktan sonra transfer gerçekleşir.Madenciler bu işlemin kimler arasında olduğunu bilmez. Sadece defterlere bakılarak onaylama işlemi yaparlar ve duruma göre gönderim ücreti alırlar bu ücretler gönderilen miktar gözetmeksizin 5-10 tl arası ufak miktarlardır. Gönderim süreleri ortalama 10 ile 15 dakika içinde gerçekleşir. Transfer ücreti arttıkça bu işlem süresi azalır. Sistem ülke ve zaman kavramı olmadan transfer olanağı sağlamaktadır.Transfer işlemi bir kere yapıldımı bir daha geri dönüşü yoktur.

Son olarak dünyada bitcoin


Şu anda ülkemizde de popüler konu olarak medya organlarında işlenmektedir fakat çok fazla bilgi kirliliği de bulunmaktadır. Bilgi kirliliğinin sebebi ise medyada çıkan bir haberin sonrasının araştırılmamasıdır. Örnek vermek gerekirse geçtiğimiz günlerde amerikada bir finansal kuruluş CEO’su twitter sayfasında “Bitcoin dolandırıcılıktır” demiştir ve bunun öncesinde ise bitcoin’nin en büyük üreticisi olan çin (onlarca defa dediği gibi) bitcoini yasaklıyacağını açıkladı. Bunun sonucu bitcoinin degeri 2000$ civarında kayıp yaşadı. Medya bu haberi “bitcoin bitiyor”, ”bitcoin dolandırıcılık”, ”bitcoin balonu söndü”, ”bitcoin saadet zinciri” gibi araştırılmamış haberlerle lanse etti. Peki sonrasında ne oldu? Neden bu tweet atıldı? Neden bu açıklma yapıldı? Düşüşten 2 gün sonra sosyal medyada bir ticari fatura yayınlandı.Yayınlanan faturada bu tweet’i atan finansal kurumun bitcoin fiyat düşüşünden sonra 19000 bitcoin aldığı ortaya çıkmıştır. Farklı bir haber ise haziran ayında Rusya devlet başkanı Putin kripto para ve blockcahin teknolojisi ile yakından ilgilenmiş 1 milyar$’lık yatırım yapılacağını duyurmuştur. Aynı zamanda Türkiye’de her ne kadar bilinmese de şu anda bir holding Gürcistan’da Bitcoin üretimi için yapılması planlanan tesise 10 milyon $’lık yatırım yapmıştır ve birçok ekonomist madencilik ile ilgilenmektedir. Yapılan çalışmalar, spekülasyonlar, yatırımlar sizce neyin habercisi?Bitcoin ilk çıkan dijital paradır. Dijital para birimi bitcoin ile sınırlı değildir. Altcoin(Alternatecoin) olarak bilinen 1112 tane farklı coin vardır. Altcoinlerde aynı bitcoin mantığı ile çalışır ve üretimi yapılmaktadır. Bitcoinin değeri dolar, altcoinlerin çoğunun değeri ise bitcoin cinsinden değerlidir.

1 Bitcoin’in yıllara göre değerleri:

  • 1BTC=5$ (01.01.2012)
  • 1BTC=20$ (01.01.2013)
  • 1BTC=777$ (01.01.2014)
  • 1BTC=253$ (01.01.2015)
  • 1BTC=422$ (01.01.2016)
  • 1BTC=1124$ (01.01.2017)
  • 1BTC=4000$ (19.08.2017)

Not: Burada anlatılanlar kesinlikle yatırım tavsiyesi değildir.

Kaynak: Uted Dergisi Sayı: Ekim 2017 (Yazar:Ahmet KOÇ – Uçak Teknisyeni)

Dream Chaser (Hayal Avcısı)

Türk girişimci Eren Özmen’in Sierra Nevada Corporation adlı şirketi tarafından, NASA ile ortaklaşa geliştirilen Dream Chaser (Hayal Avcısı) uzay aracının NASA Armstrong Uçuş Araştırma Merkezi’ndeki testlerine devam ediliyor. Yolculuğunu tamamladığında doğrudan karaya iniş yapabilen aracın 2019’da Uluslararası Uzay İstasyonu’na kargo taşıması hedefleniyor.

Uçakta elektronik yasağına Havelsan el attı

HAVELSAN Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay, Türk Hava Yolları’nın (THY), ABD ve İngiltere tarafından getirilen elektronik cihaz yasağının ardından, HAVELSAN ve THY Teknik tarafından geliştirilen kabin içi eğlence sisteminin kapasite ve yeteneklerinin artırılmasını talep ettiğini belirterek, “THY Teknik ile ortak ürettiğimiz ürünümüzün talebe yönelik yazılım çalışmalarını başlattık.” dedi.

Havelsan mühendislerinin yaptığı Ar-Ge çalışmalarından bir kare

Atalay yaptığı açıklamada, ABD ve İngiltere’nin, Türkiye’den yapılan uçak seferlerinde cep telefonu dışındaki elektronik cihazların kabinde taşınmasını yasakladığını anımsatarak, söz konusu yasak dolayısıyla THY’nın kablosuz ve tablet tabanlı eğlence sistemlerine ağırlık verdiğini söyledi.

900 ADET KABİN İÇİ EĞLENCELİ İÇERİK YÜKLÜ TABLET TESLİM ETTİK

HAVELSAN olarak THY filosu için kabin içi eğlence sistemi üretimi yaptıklarını anımsatan Atalay, elektronik cihaz yasağı öncesinde THY’ye uçaklarda yolculara dağıtılmak üzere 900 kabin içi eğlence içeriklerinin yüklü olduğu tablet teslim ettiklerini anlattı.

THY’ye eğlence sistemleri üretimi konusunda HAVELSAN sistemlerinin hem fiyat hem müşteri ihtiyacının karşılanması hem de teknoloji açısından ciddi bir avantaj sağladıklarını ifade eden Atalay, “Ürün satmak yerine konsept satışı peşindeyiz.” diye konuştu.

Atalay, yasağın gündeme gelmesinin ardından THY tarafından kablosuz kabin içi eğlence tabletlerinin kapasite ve yeteneklerinin artırılması talebinin geldiğini dile getirerek, HAVELSAN’ın iş ortağı THY Teknik ekibiyle söz konusu talebe yönelik yazılım çalışmalarının yapıldığını bildirdi.

KABLOLU EĞLENCE SİSTEMLERİ DE YER ALACAK

Kablosuz kabin içi eğlence sistemlerine talebin yüksek olduğunu ancak uzun süreli uçuşlarda yolcuların, daha büyük ekranları tercih etmelerinden dolayı kablolu eğlence sisteminin de uçaklarda yer alacağını dile getiren Atalay, geliştirilen bu sistemlerin Türk sivil havacılığı açısından da bir ilk olduğunu vurguladı.

İlk kez Boeing ve Airbus uçakları için uluslararası standartlarda sertifika sahibi elektronik ve akıllı bir sisteme sahip olmanın gururunu yaşadıklarını belirten Atalay, kabin içi eğlence sistemlerinin mevcut piyasa ürünlerinden pozitif ayrıştığının da altını çizdi.