Vücudunuzu Yenileyecek Detoks Suyu Tarifleri

Baharın gelmesi ile detoks suyu tariflerini vermenin zamanı geldi. Baharın gelmesiyle doğa kendini yenilenmeye başlıyor bu nedenle biz de detoks suyu hazırlayarak doğaya ayak uydurup yenilenme ihtiyacımızı karşılıyoruz. Kilo vermek ya da kışın vücudumuzda biriktirdiğimiz toksinlerden kurtulmak en güzel yolu detoks sularından geçiyor. Bunun için mide kaldıran kötü karışımlara gerek yok! Tam tersine tadı güzel meyvelerle detoks suyu hazırlayıp vucudunuzun yenilenemsine yardımcı olup sağlıklı yaşayabilirsiniz !

Detoks suyu hazırladıktan sonra 2-8 saat arası kadar dolapta bekletmeniz gerekmektedir.

1. Tarçın ve elma ikilisi ile Detoks Suyu Tarifi

Detoks Suyu TarifleriTarçın ve elma ikilisinin yararları bitmez bir de gün boyu size eşlik etse… Detoks sularının en büyük yararı gün boyu su içemeyenlere bir tatlılık oluşturması bu sefer de tarçının şekeri dengeleyici tarafını kullanarak bir su hazırlayabilirsiniz.

Elma Ve Tarçın Detoks Suyu Tarifi İçin Malzemeler

  • 1 Adet elma
  • 1 Adet çubuk tarçın

Elma Ve Tarçın Detoks Suyu Tarifi Yapılışı:  1,5 – 2 litre su dolu sürahiye elmayı dilimleyip çubuk tarçını koyup bir gece dolapta bekletip sabah aç karnına içerek güne başlayabilirsiniz. Gün içinde yemeklerden önce içebilirsiniz. Sürahideki elma ve tarçını yenilemeden 2-3 kez su ilavesi yapabilirsiniz. Kilo vermenize yardımcı olur, kürlere destek olarak kullanabilirsiniz.

2. Böğürtlen ile Detoks Suyu Tarifi

Detoks Suyu TarifleriYazın geldiğini anlatan en güzel tat: Böğürtlen! Rengi mi tadı mı daha güzel bilemedim ki… Dilerseniz dondurulmuş, dilerseniz taze böğürtlenleri biraz taze adaçayı ile sürahinin dibine koyup üzerine su ve buz ekleyin.

3. Çilek ile Detos Suyu Tarifi

Baharın en güzel kokusu kesinlikle çilek kokusu! Baharın gelmesi demek evde bol bol çilek görmek demek! İşte o mis çileklerle kendinize gün boyu serinlik sağlamanız da pek mümkün! 4-6 adet çileği 4’e bölün yarım limonu dilimleyin. Bir avuç dolusu taze fesleğeni sürahiye koyun limonları ve çilekleri de ekleyin. Üzerini su ve buz ile doldurun.

4. Kokulu Kavun ile Detoks Suyu Tarifi

“Kokulu kavuun” diye bağıran pazarcılardan önce davranıp gününüzü güzelleştirmeye ne dersiniz? Kavun karpuzdan sonra gelen en minnoş en tatlış meyve değil de ne? Siz gelin kavunun kankası salatalıkla mis gibi bir su hazırlayın! 1 adet salatalık, 2 dilim kavun ve bir avuç dolusu naneyi bir sürahiye doldurup üzerine su ve buz ilave edin.

5. Karpuz ile Detoks Suyu Tarifi

Kavun demişken karpuzu es geçmek olmaz! Yazın en güzel tadı kesinlikle karpuz. Şöyle bol sulu taptatlı bir dilim karpuza kim hayır diyebilir? Gelin bu sefer 1 dilim karpuz ve bir avuç dolusu naneyi bir sürahiye doldurup üzerine su ve buz ekleyerek tadına varın.

6. Portakal ile Detoks Suyu Tarifi

Mevsimi geçmeden alabileceğiniz en güzel portakalları alın! Kış güzelliklerinden portakal da sizin için bir bahar esintisi olabilir. Bir adet portakalı ve bir avuç yaban mersinini bir bardağa doldurup üzerine su ekleyin.

7. Kuru Gül Yaprağı ile Detoks Suyu Tarifi

Mis gibi gül kokusu her gün yanı başınızda olsun ister misiniz? Bir avuç kuru gül yaprağı kışın getirdiği tüm zehri almaya yeter! Bir avuç kuru gül yaprağı, birkaç damla vanilya aroması ve 10 adet ahududuyu bir sürahiye koyup daha sonra üzerine su ve buz ilave edin.

8. Portakal ve salatalıkla hazırlanan Detoks Suyu Tarifi

Portakalları bu sefer salatalıkla arkadaş etmeye ne dersiniz? Portakal aroması kuvvetli meyvelerden onun yanına bir de salatalık ferahlığı ekleyerek güne taze başlayabilirsiniz. Bir sürahinin içerisine 2 adet portakal bir adet salatalık ve limon doğrayın ve bir avuç dolusu taze nane ekleyip sürahiyi su ile doldurun.

9. Greyfurtla Detoks Suyu Tarifi

Belki biraz acı ama yararı sandığınızdan çok!

Greyfurt çoğumuza acı gelen meyvelerden. Bu nedenle de hep bir kenara atılıyor zavallı. Ama bilseniz meyveler içerisinde en yüksek yağ yakma oranına sahip olduğunu siz de kendisiyle arkadaş olurdunuz. Bir adet greyfurtu doğrayın daha sonra içerisine 1-2 dal taze biberiye atın ve sürahiyi su ve buz ile doldurun.

10. Kiviyi ile Detoks Suyu Tarifi

Kiviyi soyup yemiyorsanız en azında suda vitaminini alın! Yüzüne pek bakmadığınız kivi tahmininizden çok daha fazla c vitamini içermekte. Yiyemiyorsanız suyun içine ekleyip vitaminine ortak olmak en mantıklısı. 2 adet kivi ve 1 adet portakalı dilimleyip sürahiye koyun. Üzerine bu sefer 2 şişe soda ve buz ekleyin.

11. Üzüm ile Detoks Suyu Tarifi

Üzüm olsa da peynirle yemesek mi ya?! Üzüm en sevilen yaz meyvelerinden. Hele çekirdeksiz İzmir üzümü gibisi hakkaten yok. Neyse bu sefer ilk bulduğunuz üzümü kullanmalık bir tarif var çünkü çekirdekleri bizi ilgilendirmiyor. yaklaşık 15 adet üzümü ikiye kesin daha sonra 15 adet ahududu ve 2 adet doğranmış salatalıkla birlikte bir sürahiye koyup su ve buz ile tamamlayın.

12. Salatalık ve Çilek ile Detoks Suyu Tarifi

Bu sefer salatalığı çilekle birleştirip iyice yaz serinliği getirdim! Salatalığın yüzüne bakmayıp salata dışında yemediğinizi biliyorum. Ama bu detoks sularının içine hem ferahlık katıyor hem de farkında olmadan sizi tok tutuyor. 2 adet salatalık 10 adet çilek 2 adet misket limonu ve bir avuç naneyi sürahiye koyup üzerini su ve buz ile tamamlayın.

13. Lavanta ve Çilek ile Detoks Suyu Tarifi

Yine mis kokulu bir çiçek alalım! Bu sefer lavanta bizlerle…

Lavantanın mis kokusunu bu sefer suyunuza katmaya ne dersiniz? bir kaç minik lavanta dalı ve bir avuç yabanmersinini bir sürahiye atıp üzerini su ve buz ile tamamlamanız yeterli olacak.

14. Armut ile Detoks Suyu Tarifi

Kışın en güzel meyvelerinden armutu da unutmadım! Armut elma kadar olmasa da tarçınla mükemmel uyum sağlayanlardan. Bu sefer 1 adet armut, bir parmak taze zencefil, bir adet vanilya çubuğu ve 2 adet çubuk tarçını sürahiye atıp su ile tamamlıyorsunuz. Daha sonra gün boyu keyfiniz bakıyorsunuz.

15. Bonus! Yaza hazırlık için minik buz küpleri de yapabilirsiniz.

Bonus! Yaza hazırlık için minik buz küpleri de yapabilirsiniz. Her an bunlardan hazırlayamam derseniz, boş bir gününüzde buzluğunuzu içi taze meyve dolu buz kalıplarıyla doldurup sabahları evden çıkmadan suyunuzun içerisine bir iki tane atabilirsiniz.
Banabak uygulamasıyla, daha az öder, daha çok kazanırsın!

Varisli Damarlara Ne İyi Gelir? Varisli Damarlarla Savaşmanın 8 Doğal Yolu

Yapılan araştırmalara göre , yetişkinlerin yaklaşık% 25’i varisvardır. Mor veya mavi renkli bu şişmiş damarlar, uzun süre ayakta durma, hamilelik, hormonal dengesizlik, aşırı kilo, beslenme yetersizlikleri veya genetik faktörlerin sonucu olabilir. Ağrı, ağırlık ve kaşıntı eşlik etmeden önce varisli damarların en ufak semptomlarını bile ele almak önemlidir. Varisli damarlara ne iyi geliyor? diyorsanız doğru yerdesiniz. Mutfağınızda kolayca bulunabilen bazı bileşenler, kan damarlarının duvarlarını güçlendirip, kan dolaşımını iyileştirmek için harika ilaçlar olabilir.

muthisbilgi.com olarak varis ilerlemesini durdurabileceğiniz 8 basit yöntemi sizlere paylaşacağız.

8. Varisli Damarlara Ne İyi Gelir? Elma sirkesi :

Anti-inflamatuar özellikleri sayesinde, elma sirkesi kılcal varis damarları için mükemmel bir tedavidir . Şişliği azaltmaya yardımcı olur ve kan akışını iyileştirir.

  • Eşit miktarda suyla seyreltilmiş elma sirkesine bir pamuk topu veya bir bez parçası batırın.
  • Etkilenen damarların üzerine yerleştirin ve 20 ila 30 dakika bekletin.
  • Su ile durulayın.
  • Prosedürü günde iki kez tekrarlayın.

Ayrıca cildinize elma sirkesi uygulayabilir ve varisli bölgeye hafifçe masaj yapabilirsiniz. Bunu her gün yatmadan önce yapın olumlu sonuçlar görene kadar devam edin. Varisli alanlara masaj yaparken çok fazla baskı uygulamaktan kaçının.

7. Varisli Damarlara Ne İyi Gelir? Sarımsak, portakal suyu ve zeytinyağı

Sarımsak, kan damarlarının iltihaplanmasını önlemeye yardımcı olan allisin adı verilen bir bileşik içerir . Ayrıca vücudunuzdaki zararlı toksinleri gidermek ve genel sağlık durumunuzu iyileştirmek için kullanılır. Sarımsak, portakal suyu ve zeytinyağı ile birlikte harikalar yaratıyor.

  • 6 diş sarımsak ezin ve 3 portakal taze sıkılmış meyve suyu ile karıştırın.
  • Çözeltiye 2 yemek kaşığı zeytinyağı ekleyin.
  • Kullanmadan önce yaklaşık 12 saat bekletin.
  • Karışımı, cildinize tamamen emilene kadar yaklaşık 15 dakika boyunca damarlarınızda dairesel hareketlerle uygulayın.
  • Bunu günlük olarak tekrarlayın.

Ayrıca bölgeyi bir bezle sarabilir ve damarların boyutunu azaltmak için 15 dakika bekletebilirsiniz.

Diyetinize düzenli olarak sarımsak da dahil edilmesi önerilir.

6. Varisli Damarlara Ne İyi Gelir? Maydanoz

Maydanoz, varisli damarların tedavisinde en faydalı doğal ürünlerden biridir. Maydanoz, kılcal damarları restore etmeye ve güçlendirmeye yardımcı olan C vitamini ile doludur , böylece varisli damarların neden olduğu ağrı ve rahatsızlığı azaltır.

  • Bir avuç maydanoz doğrayın ve bir bardak suya koyun.
  • 5 ila 7 dakika kaynatın ve soğumasını bekleyin.
  • Biraz esansiyel yağı ekleyin.
  • İçine bir pamuk topu batırın ve etkilenen bölgelere uygulayın.
  • Bacaklarınızda mavi ve kırmızı çizgileri görmeyene kadar bunu günde iki kez yapın.
  • Bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için yemeğinize maydanoz eklemeyi alışkanlık haline getirmeye çalışın.

5. Varisli Damarlara Ne İyi Gelir? Cadı fındığı

Cadı fındığı, şişmiş damarlar da dahil olmak üzere çeşitli cilt bozukluklarını tedavi etmek için en iyi alternatiflerden biri olabilir . Damarların yapısını geri kazanmaya yardımcı olan tanenler ve uçucu yağlar içerir.

  • Bir parça bez veya pamuk topu alın ve cadı fındığına batırın.
  • Etkilenen bölgeye 10 ila 15 dakika yerleştirin.
  • Olumlu sonuçlar fark edene kadar bunu bir ay boyunca günde 2 veya 3 kez tekrarlayın.

4. Varisli Damarlara Ne İyi Gelir? Lahana

Lahana yaprakları, sağlığınız için büyük ölçüde yararlı olan vitaminler, lif, magnezyum, kalsiyum ve potasyum için harika bir kaynaktır . Bu son derece besleyici bileşenler, damarların şişmesini de azaltabilir.

  • Lahana yapraklarını doğrayın ve bir karıştırıcıda karıştırın.
  • İnce bir macun yapmak için biraz su ekleyin.
  • Macunu şişmiş bölgelere uygulayın.
  • Bu parçaları pamuklu bir bezle örtün ve 2 saat bekletin.
  • Onları suyla yıkayın.
  • İşlemi bir ay boyunca tekrarlayın.

3. Varisli Damarlara Ne İyi Gelir? Zencefil

Zencefil, varisli kılcal damarları tedavi etmek için başka bir maddedir . Antioksidan yapısı nedeniyle, varisli damarların ortaya çıkma riskini en aza indirmeye yardımcı olur. Zencefil ayrıca fibrin adı verilen kan proteinini çözer ve dolaşımı iyileştirir. Sık sık zencefil çayı içmek, damarlarınızın hızlı bir şekilde iyileşmesine önemli ölçüde katkıda bulunabilir.

  • Taze zencefili parçalara ayırın.
  • Onları bir bardak kaynar suya ekleyin.
  • 10 dakika kaynamaya bırakın.
  • Suyu süzün ve içine biraz bal ekleyin.
  • Günde 2-3 kez çayın tadını çıkarın.

2. Varisli Damarlara Ne İyi Gelir? Zeytinyağı ve E vitamini

Kombine kullanım bu bileşenlerin ağırlık hissi rahatlama sağlayacak ve cildinizi yumuşak ve elastik hale getirecektir.

  • Eşit oranlarda zeytinyağı ve E vitamini karıştırın.
  • Karışımı kısık ateşte hafifçe ısıtın.
  • Cildinize uygulayın ve yukarı doğru hareket ederek birkaç dakika masaj yapın.
    Bunu yaklaşık 2 ay boyunca günde bir veya iki kez tekrarlayın.
  • Alternatif olarak, 2 çay kaşığı zeytinyağını 4-5 damla selvi yağı ile karıştırabilirsiniz. İyice karıştırın ve bacaklarınıza masaj yapın.
  • Sonuçları bir ila 2 hafta içinde göreceksiniz.

1. Varisli Damarlara Ne İyi Gelir? Aloe Vera, havuç ve elma sirkesi

Aloe Vera, zengin besin özellikleri ve antienflamatuar özellikleri ile bilinir. Aloe Vera, havuç ve elma sirkesi karışımı, şişmiş damarları küçültmek ve ağrıyı hafifletmek için muhtemelen en etkili doğal ev yapımı ilaçlardan biridir. 3 Aloe Vera yaprağı, havuç ve 1/2 bardak elma sirkesine ihtiyacınız olacak.

  • Başlamak için jeli Aloe Vera yapraklarından çıkarın.
  • Havucu bir blender veya mutfak robotundan geçirin ve Aloe Vera jeli ile karıştırın.
  • Pürüzsüz, homojen bir macun yapmak için yarım bardak elma sirkesi ekleyin.
  • Macunu damarlı bölgelere uygulayın, 30 dakika bekletin ve yıkayın.
  • Ayrıca yatmadan önce uygulanması ve istenen etkiyi elde etmek için gece boyunca bırakılması önerilir.
  • Ertesi sabah soğuk suyla durulayın.

Varisli Damarlara Ne İyi Gelir ?

Yukarıda belirtilen ilaçlar varis veya kılcal damarlarının görünümünü önemli ölçüde azaltsa da, uzun vadeli bir etki için birkaç yaşam tarzı ve diyet değişikliği yapılması önerilir:

Yüzme, yürüyüş veya yoga gibi düzenli fiziksel aktiviteler yapın . Ne kadar çok hareket ederseniz, kanınız o kadar iyi dolaşır, böylece kanın hasarlı damarlarda birikmesini önler.
Antioksidanlar ve bağışıklık sistemi güçlendiricileri olarak görev yapan C ve E vitaminleri bakımından zengin yiyecekleri tüketmeye çalışın .
Damarlarınızı doğru pozisyonda tutan ve damarlarınızdaki basıncı azaltan kompresyon çorapları kullanın .
Dar giysiler ve yüksek topuklu ayakkabılar çok uzun süre giymekten kaçının .

Varisli damarlarla baş etmenin başka etkili yollarını biliyor musunuz? Lütfen yorumlarda tavsiyelerinizi bizimle paylaşın!

Sumağın Faydaları Nelerdir ? Sumak Suyu Faydaları

Bitki şeklinde yetişen sumak topluluğu ayrıştırılarak kullanılır. Öğütülür ya da kurutularak baharat olarak tüketilen sumak içerdiği yüksek besin değerleri sayesinde insan sağlığına fayda sağlar. Peki sumağın faydaları nelerdir? Düzenli tüketilen sumak suyu ne işe yarar? Ekşi tadı olan sumak Anadolu yemeklerinin baş tacıdır. Burada sumağa dahi bilinmeyen her şeyi bulabilirsiniz.

Yabani otlar arasında yerini alan sumak meyvesi toplanır ve kurutularak toz haline getirildikten sonra baharat olarak kullanılır. Hemen hemen her toprakta yetişen bu otun toplamda 150 türü bulunmaktadır. Yalnızca iki çeşidi zehirsizdir. Ekşi tada sahip sumak, limonun olmadığı zamanlarda alternatif olarak kullanılır. Yapılan araştırmalarda limon gibi sumağın da antioksidan özelliği olduğu gözlemlenmiştir. Aynı zamanda uzmanlar üst solunum yolu hastalıklarında ilaç kullanmadan sumak suyu ile tedavi olunabileceğini vurguluyor.

Türkiye’de özellikle Doğu Anadolu mutfağının vazgeçilmezi olan sumak, kuru dolma gibi yemeklerin yanı sıra ağız içi yararlarda kullanılan en güçlü doğal ilaçtır.

Tohum olarak toplanan sumak tuz ile havanda dövülerek kullanılır. Soğan gibi ağır kokuya neden olan besinlerle beraber yapılarak kokularının etkileri azaltılmaya çalışılır.

SUMAK GARGARASI NE İŞE YARAR?

Sürekli diş eti problemi yaşayan ve ağız kokusu şikayeti olanlar için gargara idealdir. Ayrıca tükürük bezlerinin çalışmasını destekler. Ağız içinde enfeksiyon oluşmasını önler. Bu yüzden yara oluşumunu engeller. 100 mililitre suya bir yemek kaşığı sumak atın. Kaynatın ve ocaktan aldıktan sonra ılık hale geldikten sonra sabah akşam günde iki defa gargara yapabilirsiniz. 

Sumağın Faydaları

SUMAK ÇAYI NASIL YAPILIR?

Güçlü bir antiseptik özelliği olan sumaktan elde edilen çay, enfeksiyon ve bakterileri hızla vücuttan atar. İki hafta düzenli tüketildiğinde faydasını gösteren sumak çayını yapmak için; Bir buçuk su bardağı suyu cezveye koyun içine de bir tatlı kaşığı sumak atın kaynatın. 5 -6 dakika sonra ocaktan alıp ılık olmasını bekleyin. Ilık oldukta sonra tüketin. Ancak günde bir bardak yeterlidir. 

sumak mide ve bağırsakları temizler ancak aşırı tüketildiğinde de hasar verir

SUMAĞIN FAYDALARI NELERDİR? DÜZENLİ TÜKETİLEN SUMAK SUYU NE İŞE YARAR?

Kandaki insülin oranını dengeler. Bu özelliği sayesinde diyabet ve yüksek tansiyon hastalarının tüketmesi gereken besinler arasındadır.

Antioksidan etkisi sayesinde üst solunum yolları hastalıklarında aniden meydana gelen yüksek ateşi düşürerek beyin sağlığını korur.

sumak suyu

Hafta da bir bardak tüketilen sumak suyu, sinir sisteminde deforme olmuş hücrelerin sayısını azaltarak sağlıklı hücrelerin artmasına yardımcı olur. Yorgunluk, stres ve depresyon gibi rahatsızlıkların yaşanma riskini de azaltır.

Gıda zehirlenmesi esnasında sumak baharatını kaynatıp bir bardak içmeniz faydalı olacaktır. Hem midenizi hem de bağırsaklarınızı temizleyerek idrar ve dışkılamayla zehirlenmeye neden olan zararlı bakterileri vücuttan atar. 

Sumak suyu, sindirimi düzenlediği için zayıflamak içinde kullanabilirsiniz. Aynı zamanda gün içerisinde yarım çay bardağı tükettiğiniz sumak suyu hazımsızlık ve şişkinliği de önler.

İştahsızlık problemi yaşayan çocuğunuza sumak suyundan ayda bir kere içirmeniz de fayda vardır. Hem çocuğunuzun vücut direncini artırır hem de iştahını açarak daha sağlıklı beslenmesine yardımcı olur.

Sumağın Faydaları
Sumağın Faydaları

SUYUNDAN ELDE EDİLEN DİĞER YÖNTEMLER

Sumak, genellikle tırnak altlarında oluşan dolamanın iyileşmesi için de kullanılan doğal tedavi yöntemlerinden biridir. Kaynayan sumak suyunun içine sirke ve bal koyarak iyice kaynatın. Bu karışımı bir gün beklettikten sonra dolamanın üzerine sürünüz. 

Hücreleri yenileyici özelliği sayesinde cilde ve saça da faydası vardır. Kaynatılmış sumak suyunu tonik olarak kullanabilirsiniz. Sabah akşam düzenli olarak kullandığınız bu su hem sivilce ve akne oluşumunu engeller hem de yaşlanmayı geciktirir.

SUMAĞIN YAN ETKİLERİ VAR MI?

Aşırı tüketildiğinde mide asidinin dengesi bozulabilir. Bu yüzden günde en fazla bir bardak tüketilmeli. Tuvalet ihtiyacı sırasında yanmaya neden olabilir. Aşırı ekşi bir yapısı olduğundan tansiyon hastası olanların tüketmesi uygun değildir. Aynı zamanda zehirli olan türleri de bulunduğundan alındığı yerlere dikkat edilmeli. 

sumak besin değeri

Koronavirüs (corona virüsü) belirtileri nelerdir? Koronavirüs belirtileri ve korunma yolları nedir?

Corona virüsü belirtileri yoğun ilgi görüyor. Koronavirüs (corona virüsü) nedir? İlk olarak 12 Aralık’ta Hubey eyaletine bağlı Vuhan kentinde tespit edilen koronavirüs yayılmaya devam ediyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın Türkiye’de de bir kişide test sonucunun pozitif çıktığını duyurmasının ardından vatandaşlar araştırmalarınız hızlandırdılar. Haberimiz içerisinden konu ile ilgili detayları öğrenebilirsiniz.

CORONA VİRÜSÜ BELİRTİLERİ NELERDİR?

Ortaya çıktığı yerden dolayı “Vuhan virüsü” diye de adlandırılan yeni koronavirüs, solunum, hapşırma ve öksürme durumlarında hava yoluyla bulaşıyor.

NCoV’in ilk belirtileri yüksek ateş, boğaz ağrısı, öksürük, nefes darlığı, solunumda zorluk ve ishal şeklinde ortaya çıkarken ileri safhalarda zatürre ve böbrek yetmezliğine neden oluyor, nihayetinde ölümle sonuçlanıyor.

Yeni koronavirüs ilk olarak Hubey eyaletine bağlı Vuhan kentinde 12 Aralık’ta tespit edilmişti. Vuhan Belediyesi Sağlık Komisyonu, 31 Aralık’ta kentteki Huanan Deniz Ürünleri Pazarı ile teması bulunan 27 kişide daha “gizemli hastalığın” görüldüğünü açıklamış ve pazarı kapatmıştı.

Virüs akut solunum yolu sendromu (SARS) virüsüne yüzde 80 benzerliği bulunmasıyla halkta tedirginliğe yol açmıştı.

KORONAVİRÜS NEDİR?

Corona virüsü, üst solunum yolu enfeksiyonları ile benzer belirtiler gösterir. Bazı bünyeler hastalığı hafif semptomlarla atlatabileceği gibi bazı hastalar hayatlarını kaybedebilirler. Corona virüs enfeksiyonlarının MERS ve SARS gibi türleri ölümcül olabilir.

Bazı bünyeler hastalığı hafif belirtilerle atlatabilir. Virüsün bulaşmasından sonraki ilk 15 gün çok önemlidir. Çünkü belirtiler bu zaman zarfında ortaya çıkar ve virüs bu ilk 15 günlük sürede vücutta yayılım gösterir. Nefes darlığı, öksürük ve ateş hastalığın en önemli belirtileri arasındadır. Fakat bazı hastalarda bu belirtilerle birlikte balgam da görülebilir.

Suudi Arabistan başta olmak üzere Ortadoğu ülkelerinin korkusu haline gelen corona virüsü MERS, akciğerleri ve böbrekleri tahrip ediyor. Bağışıklık sistemini çökerten virüsün uzun süreli yakın temasla bulaşabileceği belirtiliyor. Kaynağı hakkında yeterli bilgi olmayan virüse karşı hiçbir koruyucu aşı veya antibiyotik ilaç tedavisi bulunmuyor.

KORONAVİRÜS KORUNMA YOLLARI NEDİR?

DHA’da yayınlanan habere göre; Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Aslı Karadeniz, Corona virüsüne ilişkin bilgi vererek, hastalıktan korunmak için yapılması gerekenleri sıraladı.

YÜZE, AĞZA, BURUNA YIKANMAMIŞ ELLERLE DOKUNMAYIN

Eller su ve sabunla en az 20 saniye yıkamak gerektiğini vurgulayan Dr. Karadeniz, “El dezenfektanı da kullanmalıdır. Yüze, ağza, buruna yıkanmamış ellerle asla dokunmamalıdır. Hasta insanlarla yakın temasta bulunmamalı. Kapı kolu, telefon, klavye gibi ortak kullanılan ve sıkça dokunulan nesneleri sıkça temizlemeli ve dezenfekte edilmelidir. Öksürük ve hapşırık sırasında ağız mendil ile kapanmalı, sonrasında mendili atıp el yıkanmalı. Hastayken evden çıkmamalı ve dinlenilmesi gerekiyor” diye konuştu.

“VİRÜS 1960 YILINDA BERİ VAR”

Corona virüs grubunun aslında 1960’lı yıllardan beri var olduğunu ve deve, yarasa gibi hayvanları etkilediğinin bilindiğini söyleyen Dr. Karadeniz, “Bazı tipleri insanlarda da enfeksiyona neden olabiliyor. Değişime uğrayarak farklı şekillerde karşımıza çıkanlardan biri Kasım 2002’de ilk kez Çin’de fark edilen SARS oldu. 2002 ve 2003’te dünya çapındaki salgınlarda ise çok sayıda ölüme neden oldu” ifadelerini kullandı.

CORONA VİRÜSÜ NASIL BULAŞIYOR?

İnsandan insana solunum yolu, öksürük, hapşırık, dokunma, el sıkma, öpüşme, sarılma, mutfak gereçlerinden ortak yeme içmeyle bulaştığını söyleyen Dr. Karadeniz, “Hasta kişiyle yakın mesafeden konuşma, bulaşmaya neden olabiliyor. Virüsün olduğu yüzeylere, cisimlere temas ettikten sonra elleri yıkamadan ağız, burun göze temas etmek de hastalığa neden oluyor. Yani Coronavirus diğerleri gibi öksürme ve hapşırma kaynaklı damlacık yoluyla bulaşıyor denilebilir” dedi.-

Solunum yolu ile insandan insana temasla bulaşması nedeniyle virüsün hızlı yayılmasının kaçınılmaz olacağını belirten Dr. Aslı Karadeniz, aynı zamanda bu damlacıklarla temas etmiş yüzey ve gereçlerle temas sonrası eller ve ellerin ağız, burun, gözle teması ile de bulaşabildiği için salgına yakalanan insan sayısının artabileceğine dikkat çekti.

Dr. Karadeniz, “Hastalarda 39 dereceyi bulan yüksek ateş, öksürük ve nefes darlığı ile seyrettiği, boğaz ağrısı, burun akıntısı da gözlenen şikayetler arasında yer alıyor. Orta-ağır bir tablo olarak kendini gösteren hastalık sağlıklı genç bireylerde daha hafif seyrediyor. Ancak yaşlı ve akciğer hastalığı, kanser, diyabet gibi hastalıkları olan grupta ağır seyrediyor ve ölümler gözleniyor” diye konuştu.

“ERKEN TIBBİ YARDIM ALIN”

Türkiye’de henüz saptanan bir vaka olmadığını ancak 14 günlük kuluçka süresinin dikkate alınması gerektiğini belirten Dr. Karadeniz, “Son 14 gün içinde salgının kaynaklandığı veya görüldüğü ülkelere seyahat edenler veya bu ülkelere gidip-gelen kişiler ya da tanı almış bir hastayla aynı ortamda bulunmuş kişiler dikkatli olsun. Ateş, öksürük ve nefes alma zorluğunuz varsa doktora başvurun. Erken tıbbi yardım alın” uyarısında bulundu.

Dental Plağı Doğal Olarak Çıkarmanın 6 Etkili Yolu

Dental Plak Nedir ?

Dişeti hastalıklarının ve diş çürüğünün ana nedeni dental plaktır. Dental plak, içerisinde bakterilerin bulunduğu bir tabakadır. Karmaşık bir yapısı olan dental plak, diş yüzeyleri üzerinde doğal olarak bulunur. Plağın birikmesi hastalık yapıcı bakterilerin plak bünyesinde artması anlamına gelir. Dental plağın aşırı birikmesinin önüne geçilememesi sonucunda, içerisindeki bakteriler zararlı ürünleri ile ağız sağlığının bozulmasına neden olur.

Dental Plaktan Kurtulmanın Doğal Yolları:

Mükemmel bir gülüş, bir insanın sahip olabileceği en çekici özelliklerden biri olarak kabul edilir. Ne yazık ki, sigara içmek, çok fazla kafein ve düzensiz diş bakımı gibi dişlerinize zarar verebilecek birçok şey vardır bu tür günlük alışkanlıklarımız aslında diş plağı gibi sorunlara neden olabilir. Diş hekimi ziyaretlerinizi azaltıp, diş problemlerinden kurtulmak için ve parlak bir gülüş için doğal ve basit yöntemlerin bir listesini sizin için derledik.

1. Karbonat Kullanarak Dental Plaklardan Kurtulma Yolları


Karbonat, doğal bir diş fırçalama maddesi olarak kullanılabilir ve çoğu ilaçta da sıklıkla kullanılır. Bir çorba kaşığı karbonat ile bir tutam tuzu karıştırın ve ıslak diş fırçanızı karışıma batırın ve dişlerinizi her zamanki gibi fırçalayın.

2. Aloe Vera Kullanarak Dental Plaklardan Kurtulma Yolları

Daha güçlü bir doğal diş macunu yapmak için, ihtiyacınız olanlar:

  • bir bardak su
  • 1/2 fincan karbonat
  • bir tatlı kaşığı Aloe vera jeli
  • 4 tatlı kaşığı bitkisel gliserin
  • bir çay kaşığı limon esansiyel yağı
    Bu karışımla dişlerinizi fırçalayın ve dakikalar içinde daha beyaz, daha parlak ve daha sağlıklı dişleriniz olduğunu fark edeceksiniz !

3. Portakal kabuğu Kullanarak Dental Plaklardan Kurtulma Yolları

Portakal yedikten sonra portakal kabuğunu dişlerinize sürün, bu yöntem diş minesini temizlemenin en kolay yollarından biridir. Dişleri beyazlatır, leke oluşumunu önler ve bakterilere karşı savaşır. Birkaç dakika sonra sürtünme bittikten sonra, ağzınızı biraz suyla durulayın.

4.Susam taneleri Kullanarak Dental Plaklardan Kurtulma Yolları

Bir avuç susam çekirdeği alın, birkaç dakika boyunca çiğneyin ve ağzınızdaki susamları tükürün, dişlerinizin temizlendiğini göreceksiniz. Daha sonra, kalan tohumları çıkarmak için kuru bir fırça kullanın. Bu fırçalamayı dişlerinizdeki lekeleri çıkarmak için de kullanabilirsiniz.

5.Vitamin Diş Maskesi Yaparak Dental Plaklardan Kurtulma Yolları

C vitamini içeren meyvelerin ve sebzelerin karıştırılması dişleriniz için plak koruyucu macun maskesi oluşturmanın hızlı ve kolay bir yoludur. Sadece domatesleri, çilekleri ve portakalları karıştırın ve macunu dişlerinize koyun. 5-6 dakika bekleyin ve durulayın. Bu, ağzınızdaki tüm bakterileri öldürmeye ve nefesinizi tazelemeye yardımcı olacaktır.

6. Sirke Solüsyonu Kullanarak Dental Plaklardan Kurtulma Yolları

Bu sevilen ve lezzetli bir çözüm değil, fakat% 100 doğal ve herhangi bir hasara neden olmadan dişlerinizi temizler:

  • 2 yemek kaşığı sirke
  • bir çorba kaşığı tuz
  • 4 bardak su
    Malzemeyi karıştırın, maksimum etki için ağzınızda karışımı gargara yapın ve tükürdükten sonra ağzınızı durulayın. Birkaç gün tekrarlayın.

Umarız yukarıdaki listede size uygun bir çözüm bulabilmişsinizdir. Sizinde bildiğinizi dişleri temizleyen ve parlatan doğal yöntemler var ise lütfen yorumlarda bizimle paylaşın!

Bal Tarçın Diyeti ile Ayda 8 Kilo Verdiren Müthiş Diyet Tarifi

Bal Tarçın Diyeti ile AYda 8 Kilo
Bal Tarçın Diyeti ile AYda 8 Kilo

Herkesin evinde bulunan ve kolayca hazırlayabileceği malzemelerden oluşan müthiş bir diyet tarifi vereceğiz sizlere, bu diyetin adı Bal Tarçın Diyeti. Bal ve tarçının faydalı etkilerini bilmeyen yoktur. Ancak çoğu insan bu iki bileşenin bir kombinasyonunun kilo vermenize yardımcı olacağından haberi yok! Size vereceğimiz tarifle büyülü bir içecek hazırlayacaksınız, kesinlikle deneyin!

[adinserter block=”5″]

Tarçının bir çok diyettte kullanıldığını daha önce duymuşsunuzdur ancak sıkı durun bugün sizlere en etkili olan bal tarçın diyeti nasıl hazırlanır ve nasıl kullanılır onu anlatacağız. Sandalyede otururken bile size kilo kaybettirecek ve tam da tembellere göre olan bal tarçın diyeti sizin için kolay ve müthiş bir diyet olacak!

Bal Tarçın Diyetinde Gerekli Malzemeler:

Bal Tarçın Diyeti
Bal Tarçın Diyeti

  • 2 çorba kaşığı bal
  • 250 ml su (yaklaşık 1 bardak)
  • 1 yemek kaşığı tarçın

Bal Tarçın Diyetinin Hazırlanması:

Bal tarçın diyeti hazırlarken herhangi bir miktarda, bu oranların katlarını kullanarak karışımı hazırlayabilirsiniz, ancak oranını korunması önemli, bu yüzden dikkatli olun!

  • İlk önce suyu kaynatın.
  • Sonra tarçını kaynar suya dökün iyice karıştırıp, suyla tarçını özdeşleştirin.
  • Kabın kapağını örtün ve soğumaya bırakın.
  • İçecek ılıklaşınca bal ekleyin. Balı asla sıcak suya eklemeyin.
  • Karışımı buzdolabında ya da soğuk bir yerde saklayabilirsiniz.

Bal tarçın kürünü hazırladığınızda elinizde yaklaşık olarak 300 ml tarçın bal karışımlı su olacak, bal tarçın karışımını ikiye bölün ve sabah kahvaltısından yarım saat önce ve akşam yatmadan evvel 30 dk önce olmak üzere günde 2 kez tüketin. Bazı beslenme uzmanları bu kür hazırlanırken bal katma aşamasının suyun kaynamasından sonra yapılmasının balın içindeki faydalı elementler ve vitaminlere daha az zarar vereceğini söylüyorlar. Bu iki yöntemden birisini denemekte serbestsiniz.

Bal Tarçın Kürü yaparak bir haftada 1-2 kilo zayıflamak mümkündür. Tabi burada diyetsiz zayıflama dan bahsediyoruz. Tarçın kürü diyet ile birlikte uygulanırsa bir haftada 3 -5 kilo verdiren bir formül elde edilmiş olur.

Bal Tarçın Diyeti ni Deneyenlerin Yorumları:

Bu diyeti 1 ay uyguladım Kilom 71’di 1 Ayda 63 oldum..

Sizde bal tarçın diyeti ni arkadaşlarınızla paylaşın ve denedikten sonra sonuçları yorumlar kısmına yazın lütfen…

Müthiş Bilgi Sağlık Facebook Sayfamız

Zayıflatan Çaylar ve Kilo Verdiren Çay Tarifleri

Bahsedeceğimiz zayıflatan çaylar, kişinin sağlığında belirgin bir iyileşme sağlayabilen şaşırtıcı besin ögeleri ile yüklü bitkisel çaylardır. Kilonuzu azaltmanıza yardımcı olacak ideal çayların bir listesini sizlerle paylaşacağız, bu listedeki zayıflatan çaylar sizin, kendinizi çok iyi hissetmenize yardımcı olacaktır.

Zayıflatan Çaylar konusuna girmeden önce çaylar hakkında birkaç faydalı bilgiyi sizlerle paylaşalım; Tarihsel kanıtlar, Çin’de Tang Hanedanlığı (618- 907) döneminde çayın lezzetini korumak için, çayın saklanmasında kare kağıt torbaların kullanıldığını göstermektedir.

Hızlı yaşam tarzı ve cazip reklamlar aşırı şeker ve zararlı kimyasallar içeren içecekler tüketmemiz için bizi teşvik etmektedir. Gazlı veya şekerli içecekler tüketmek sonunda sağlığımızı ciddi şekilde etkiler. Bitkisel çaylar aynı zamanda çok düşük kalorilidir. Bu çaylarda bulunan sağlıklı doğal maddeler metabolizma hızını hızlandırmak ve hızlı kalori yakılmasını sağlamaya yardımcı olur.

[adinserter block=”5″]

Eğer gazlı ve yüksek kalorili şekerli içecekler yerine bitkisel çaylar tüketmeye başlarsanız, birkaç ay içinde kesinlikle istediğiniz kilo kaybı hedefine ulaşabilirsiniz. Günde 3-4 bardak bitki çayı içmeniz faydalı olacaktır. Bu sıvı alımını arttırır, günlük kalori alımını azaltır ve bunun bir sonucu olarak iştah da azalmaktadır. Dahası kişinin enerji düzeyini arttırırlar ve bireylerin güçlü ve sağlıklı olmalarını sağlarlar.

1. Zayıflatan Çaylar Ebegümeci Çayı (Hibiscus):

Zayıflatan Çaylar Hibiscus Çayı
Zayıflatan Çaylar Hibiscus Çayı

“Hibiscus sabdariffa” çiçeğinin kıpkırmızı veya derin eflatun renkli yaprakları ve çanak yapraklarının demlenmesi ile yapılmaktadır. Asya, Afrika ve Karayip ülkelerinden insanlar çeşitli rahatsızlıkları için bu bitkiyi kullanmaktadır. Çay kırmızı renklidir ve kızılcığa biraz benzer mayhoş bir lezzeti vardır. Hem sıcak ve hem de soğuk tüketilebilir.

[adinserter block=”5″]

Bu çay C vitamini, mineraller, flavonoidler ve antioksidanlar ile doludur. İçine şeker ilave etmediğiniz sürece fit görünümünüzü korumanıza yardımcı olacaktır. Kalorisi çok düşüktür ayrıca kafein içermez. Toplam kolesterolü, trigliseridi ve düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL veya kötü kolesterol) düşürmeye yardımcı olur ve bu da şeker hastaları için çok iyidir. Vücuttaki fazla sıvılardan ve toksinlerden kurtulmaya yardımcı idrar söktürücü ve müshil özellikleri sergiler. Bu enerji seviyelerini ve performansı artırmaya yardımcı olur. İçerdiği antioksidanlar bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olur. Ebegümeci çayı, karbonhidrat ve nişasta emilmesinde yardımcı olan bir enzim olan amilaz üretimini inhibe eder. Karbonhidratların emiliminin azalması kilo kaybına yardımcı olur. Günde dört bardak sindirimi geliştirmeye ve metabolizma hızı hızlandırmaya yardımcı olabilir.

2. Zayıflatan Çaylar Yeşil Çay:

Zayıflatan Çaylar Yeşil Çay
Zayıflatan Çaylar Yeşil Çay

Yeşil çay, “Camellia sinensis” yapraklarından elde edilir. Bu mayalanmış çay değildir. Çin kökenlidir ancak dünyanın hemen hemen her yerinde artık popüler hale gelmiştir. Bu gün çeşitli markalar farklı varyasyonlar ile bu çayı üretmektedir.

[adinserter block=”5″]

Doğrudan metabolizma hızını yükseltmemesine rağmen, içinde bulunan polifenoller ve kafein termojeneze (ısı üretimine) neden olur ve bu da yağ oksidasyonunu hızlandırır. Bu etki kalp hızını artırmadan metabolizma hızını arttırır. Hücreleri hasardan koruyan antioksidan polifenoller bakımından zengindir. USDA verilerine göre, 6 ons demlenmiş yeşil çay metabolizma hızını arttırarak kilo kaybı teşvik eden yaklaşık 235 miligram “kateşinler” içerir. Çay çok işlenmediği zaman doğal besin ögeleri işleme sırasında kaybolmaz. Araştırmacılar bu çayda bulunan EGCG elementinin metabolizmayı hızlandırıp, kilo vermeye yardımcı olabileceğine katılıyor.

3. Zayıflatan Çaylar Yerba Mate Çayı:

Zayıflatan Çaylar Yerba Mate Çayı
Zayıflatan Çaylar Yerba Mate Çayı

Bireyin metabolizma hızını %10 oranında artırmaya yardımcı bir Güney Amerika geleneksel içeceğidir. Çobanpüskülügiller ailesine ait “llex paraguariensis” denilen bir bitkiden elde edilir. Bitki Paraguay, Arjantin, Güney Brezilya ve Uruguaya özgüdür. Çay mate yapraklarının sıcak suya batırılması ile hazırlanır. Bazen içine nane veya narenciye kabuğu da eklenir. Genellikle sıcak tüketilir ancak soğuk veya buzlu da tüketilebilir.

Yerba mate kafein, theobromine ve teofilin denilen üç ksantin içerir. Çay, kahve ve çikolatada bulunan bu üç bileşen yumuşak kas dokusunun gevşemesini teşvik etmektedir ve kalp işlevselliğini artırmaya yardımcı olur. Bu içecek potasyum, magnezyum ve manganez gibi mineraller açısından zengindir. Bir çok vitamin ve mineral, amino asit ve bir çok antioksidan ile doludur. Bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olur. Çay LDL (kötü kolesterol) azaltmaya ve HDL( iyi kolesterol) arttırmaya yardımcı olur böylece kalp-damar hastalıkları riskini azaltır. Aynı zamanda az miktarda tanen de içermektedir.

[adinserter block=”5″]

Güney Amerika’nın “Aché Guayakí” kabilesine mensup insanlar yüzyıllar boyunca Yerba Mate çayı kullanmışlardır. Zihni uyardığına, iştahı azaltmaya yardımcı olduğuna ve yaşlanma sürecini yavaşlattığına inanılmaktadır. 2009 yılında yayınlanan bir çalışma raporlarına göre, Yerba Mate çayının farelerde çeşitli obezite ile ilişkili genlerin ifadesini düzenlediği görülmüştür ve obeziteyi önlemeye yardımcı olabileceğini düşünülmektedir.

4. Zayıflatan Çaylar Yaban Mersini Çayı:

Zayıflatan Çaylar Yaban Mersini Çayı:
Zayıflatan Çaylar Yaban Mersini Çayı:

Yaban mersini meyvesinden yapılan Yaban mersini çayı, yiyecek isteğini azaltmaya yardımcı olur. Oldukça fazla C vitamini içermektedir ve antioksidan özellikleri bulunmaktadır. Antosiyanositler bu meyvede bulunan anahtar bileşiklerdir, güçlü kan damarı duvarları inşa edilmesini sağlar ve kan dolaşımını artırmaya yardımcı olur. Bu çay yağlardan ve vücutta mevcut tüm diğer kirliliklerden kurtulmaya yardımcı olur. Ayrıca kan şekerini sabit kalmasını sağlar ve ateroskleroz riskini azaltmaktadır.

Müthiş Bilgi Sağlık Facebook Sayfamız

Dünyada Nadiren Görebileceğiniz Vücut Özellikleri 😲

Güzellik göreceli ve çeşitlidir, birini güzel ya da çirkin olarak kategorize edebilecek özel bir özellik yoktur.   nihayet gerçek güzelliklerini sosyal medya hesaplarından paylaşıp, normal hayatta belki de dünyada hiç göremeyeceğimiz güzelliklerini bizlerle paylaşıyorlar.

İnsanlar üzerinde bulunan ve çok nadir görünen özelliklerden bazılarını sizleri için bir araya getirdik. Birlikte büyülü bir yolculuğa çıkmaya hazırmısınız…

1. Albinizm


Bu muhteşem model, yetenekli fotoğrafçı Danil Golovkin tarafından fotoğraflandı. İlk bakışta porselen bir bebek gibi görünüyor ama tamemen gerçek. Gözlerinde, saçlarında ve cildinde pigment olmayan nadir bir genetik bozukluk olan albinizm var. Bu modelin adı Nastya Kumarova’dır ve görkemli görünümü sayesinde çok başarılı ve iyi bir kariyere sahip modeldir.

Ayrıca albinizmden etkilenen bu eşsiz görünümlü model, sosyal medyada “Adalet Bakanı” olarak bilinen Sir Maejor Page adlı bir filmden alıntıdır.
[adinserter block=”5″]

2. Ehlers-Danlos sendromu

Sara Geurts, Ehlers Danlos sendromu adı verilen ender görülen genetik durumuyla ilgili farkındalığı artırmak için modellik kariyerini kullanıyor.
27 yaşındaki model, bu sendromun vücudunda nasıl göründüğünü göstermek için sosyal medya hesabından bolca resim paylaşıyor.

3. Ektodermal displazi

Almanya’dan gelen 26 yaşındaki bu güzel model, yüz yapısını etkileyen ektodermal displazi adı verilen nadir bir genetik bozuklukla doğdu.

Pozitif bakış açısı ve fotoğrafa duyduğu sevgi sayesinde, kendisine bakan binlerce insana ilham kaynağı oldu.

4. Anizyaria (Anisocoria)

Gözlerin, gözbebeklerinin eşit olmayan boyutlarda olduğu anizokori denen nadir bir durumdur. Gözün biri düzgün bir şekilde çalışır, diğeri ise sabit bir konumda kalır.
[adinserter block=”5″]

5. Dermatografi

Belirli aralıklarla haberlerde “Çocuğun üzerinde X dininin tanrısının sözleri bulundu.” şeklinde haberler görürsünüz. Bu kimi zaman İsa figürü olur, kimi zaman Arapça bazı sözler olur, kimi zamansa adını bile duymadığınız bir dinin, bir grubunun tapındığı bir şeyin işareti olabilir. aslında bu 3D dövme gibi görünen figürler, dünya nüfusunun %2’sini etkileyen ve dermatografisi olarak adlandırılan bir cilt rahatsızlığıdır. Dermatografisi olan kişilerin derisini kaşıdığınız zaman, 30 dakika civarında kaybolmayan kırmızı bir iz kalıyor (tıpkı alerji izleri gibi). Çok ciddi sorunlar yaratmadığı için, dermatografi olanlar tedavi peşinde pek koşmuyorlar ve bununla yaşamaya alışıyorlar.

6. Nadir güzellik işaretleri

Çoğu insan doğum lekelerini pek sevmez ve hor görür ve fırsat bulduğunda onlardan kurtulmaya çalışır. Ama güzel bir dansçı olan Cassandra , gözündeki doğum lekesinin kendisine kattığı gerçek doğal güzelliği gördü ve bugün de gelişmeye devam eden kariyerininttiği bir kariyeri beraberinde getirdi.

7. Waardenburg sendromu

Stef Sanjati, kalıtsal bir genetik mutasyon olan Waardenburg Sendromu hakkında bir video yayınladığında spot ışığa çıkan bir YouTuber sanılmıştı. Kişide sağırlık, alakasız göz rengi (mesela afrikali bebede mavi göz gibi ) ya da iki gözün farklı renkte olması, saçların erken beyazlaması, derinin renginin solması, görüş bozukluğu, dudak ve yüz yapısında ufak ‘farklılıklar’ gibi etkileri vardır.. Bu duruma sahip insanlar genellikle “buzlu mavisi” olarak tanımlanan parlak mavi gözlere sahipler.

8. Kedi gözü sendromu

Gözleri vahşi bir kedinin gözlerine benzeyen bu güzel çocuk, kedi gözü sendromu adı verilen nadir bir kromozomal bozukluğa sahiptir. Bu bozukluğu olan insanlar iris ve kulakları etkileyen çeşitli malformasyonlara sahiptir. Bu bozukluk kalıtsal değildir, ancak hamilelik boyunca yumurtanın oluşumu sırasında rastgele meydana gelir.
[adinserter block=”5″]

9. Olağanüstü uzun bacaklar

Sosyal medyada yüzbinlerce insanın kalbini kazanan bu güzel model Ia Ostergren , dünyanın en uzun bacaklarına sahip. Bacak uzunluğu 108 cm olan güzel modelin vücudunun geri kalanı ile bacakları arasında bir orantısızlık vardır. Ancak bu, orantısızlık güzel modeli yıldırmadı ve azimle çalışarak hiç durmadan bacaklarını ve vücudunu sevdi ve alanında gelişmeye devam ediyor.

10. Argyria

Bu bir Photoshop düzenlemesi örneğine benzeyebilir, ancak aslında nadir görülen bir Argyria vakasıdır . Paul Karason kötü bir dermatit vakasından muzdaripti ve durumunu tedavi etmek ve etkileri en aza indirmek için gümüş bileşikleri alıyordu. Bu bileşikler, melaninin yaptıklarını aydınlatırlar, ancak kişiyi bronzlaştırmak yerine cildini gümüşe çevirirler. Ne yazık ki, gümüş dağılmıyor ve bu da gümüşün, cildinin normal rengine  geri döndürülemez olduğu anlamına geliyor.

11. Sakalın güzelliği


[adinserter block=”5″]
Dakota Cooke, normalde Dakota’da Bearded Lady olarak bilinen, 24 yaşında Los Angeles’ta yaşayan bir sanatçıdır. Hormonal dengesizliklere ve yüzdeki sakalların aşırı büyümesine neden olan hirsutizm adı verilen nadir bir hastalığa sahiptir. Dakota sakallarının asla yolunda durmasına izin vermedi, güzelliğini ve eşsiz görüntüsünü kabüllenip başarılı bir oyuncu oldu.

Bu fiziksel özelliklerden hangilerini sizi en çok şaşırttı? Lütfen yorumlar kısmında bize yazabilirmisiniz !

Mide Gazı Nasıl Giderilir ? (ilaçsız)

İlaç Kullanmadan Mide Gazı Nasıl Giderilir ?

Mide gazını almak ve reflüyü geçirmek için nane çikleti çiğneyin. Mide gazı nasıl giderilir diye düşünmeyin hemen bir naneli çiklet atın ağzınıza ve çiğnemeye başlayın. Nane çikletindeki yağlar gazı giderir. Çiğnemek tükürüğün salgılanmasını teşvik eder, tükürük mide asidini nötrleştirir ve sindirimi sağlayan maddelerin salgılanmasına neden olur. Nane aynı zamanda sindirime yardımcı olur.

Birlikte bir de Çikletin tarihçesine göz atalaım:

mide gazı nasıl giderilir

İnsanlar çok eskiden beri çiklet çiğnemektedir.Eski Yunanlılar sakız ağacının reçinesinden yapılan sakızı çiğnerdi. Eski Mayalılar sapodilla ağacının özü olan “chicle” çiğnerdi. Ladin ağacının özünü çiğneyen Kuzey Amerikalı Kızılderililer bu alışkanlığı Amerikaya göç eden İngilizlere geçirmişlerdir. John B Curtis, ilk cikleti 1848 yılında yaptı ve buna State of Maine Pure Spurce Gum ( Maine Eyaleti Saf Ladin Çikleti) adını verdi. İngilterede ilk Wrigley çikleti 1911 yılında yapılmaya başlandı.

Chia Tohumu Faydaları ve Zararları

Chia Tohumu Nedir ?

Chia Tohumu çok eski zamanlardan beri var olan ve son dönemlerde adı sık duyulan besinlerden birtanesidir. Zengin protein, yağ ve lif içeriği ile önemli bir besin kaynağıdır.

Tüm dünyada Chia (Çiya) bitkisi olarak bilinen ve Güney Amerika’da yetişen bir tür adaçayı olan Salvia hispanicadır.  Bu bitkinin tohumları ise Chia tohumu olarak satılıır ve kullanılır.

Chia Tohumu Besin Değerleri Tablosu:

Chia Tohumu Besin Değerleri Tablosu

2 yemek kaşığı chia tohumuyaklaşık olarak; 139 kalori, 4 gram protein, 9 gram yağ, 12 gram karbonhidrat ve 11 gram lif içeriyor. Besin değeri yönünden düşük kalori, yüksek posalı, kaliteli protein ve kalsiyum içeriği nedeniyle tercih edilen chia tohumunun rastgele tüketilmemesi gerekiyor. Bazı hastalıklarda bu besinler yarardan çok zarar verebilir.

Sizler için Chia Tohumunun en dikkat çeken faydalarını sıraladık;

1.Chia Tohumu Güçlü bir Antioksidan Kaynağıdır:

Chia Tohumu Faydaları
Chia Tohumu Faydaları

Vücudumuzdaki serbest radikallerle mücadele ederek kalp hastalıkları, kanser ve yaşlanmaya karşı savaşan antioksidanlar açısından zengindir. Aynı zamanda chia tohumu ve yağı tokoferol, fitosterol, karetenoiddoğal antioksidan havuzuna sahiptir.

2.Chia Tohumu Yüksek Lif İçerir:

Toplam diyetsel lif (TDF) içeriği günlük diyet içeriğinde önemli bir kaynak olduğundan sağlık üzerinde yararlı etkileri bulunuyor. Keten tohumu, buğday, arpa, mısır soya fasulyesi gibi besinlerden daha fazla posa içeriğine sahip olan chia tohumunun kardiyovasküler hastalıklar, kanser ve tip 2 diyabete karşı koruyucu etkisinin yanı sıra kilo vermeye de katkısı olduğu düşünülüyor. Chia tohumu, su ile temas ettiğinde oluşan jelimsi yapı tok kalmaya yardımcı oluyor. İki yemek kaşığı chia tohumu 11 gram lif içeriği ile günlük lif ihtiyacımızın yüzde 42 sini sağlıyor. Kendi ağırlığını 12 kez emerek doygunluk sağladığı için iki yemek kaşığı chia ile günlük kalori alımını azaltmak mümkün olabiliyor.
[adinserter block=”5″]

3. Chia Tohumu Omega 3 Açısından Oldukça Zengindir:

Chia tohumu doymamış yağ asitlerinden zengin ve yaklaşık yüzde 60 linolenic asit (n-3) içeriğine sahiptir. Omega3 yağ asitleri bakımından oldukça zengin olan chia tohumları, somondan da daha yüksek oranda Omega 3 içeriyor. Dolayısıyla kolesterolü düşürerek kalp sağlığı açısından çok önemli olduğu bilinen Omega 3 ihtiyacını karşılamak için chia tohumu tercih edilebilecek ürünler arasında yer alıyor.

4. Chia Tohumu Kemikleri Güçlendiren Kalsiyum Kaynağıdır:

Chia tohumu sütten altı kat daha fazla kalsiyum içeriyor. Bu özelliği ile vejetaryenler, süt ve süt ürünlerine karşı duyarlı kişilerin, osteoporoz öyküsü olanların, menopoz süresince artan kalsiyum ihtiyacını karşılamak isteyenlerin beslenmesinde rahatlıkla kullanabileceği bir besin.

5. Chia Tohumu Glüten İçermez:

Chia tohumu glüten içermediği için, çölyak hastaları, glütene karşı hassasiyeti olanlar ve crohn hastalarının da tercih edebileceği sağlıklı bir besin olarak gösteriliyor.

6.Chia Tohumu Kilo Vermenize Yardımcı Olur:

Kan şekerini dengeleyen ve çinko açısından da zengin olan chia, vücuttaki iştah mekanizmasını düzenleyen leptin hormonunun artmasına yardımcı oluyor. Aynı zamanda en iyi bitkisel protein kaynakları arasında yer alıyor. Chia tohumu, zengin lif içeriği yanında en iyi bitkisel protein kaynakları arasında yer alıyor. Sindirimi yavaşlatma özelliği de olan chia tohumu kilo vermek isteyenlerin de diyet listelerinde yer buluyor.

7.Chia Tohumu Kaliteli Protein İçerir:

Protein sentezinde görev alan esansiyel aminoasitleri içerdiğinden dolayı chia tohumları, protein kalitesi yönünden diğer tahıl, baklagiller ve yağlı tohumlara göre daha zengindir.

8.Chia Tohumu Saçların Sağlıklı ve Hızlı Uzamasına Yardımcı Olur:

Saçınız keratin olarak bilinen bir protein türünden oluşmaktadır. Chia tohumu yağı ise sahip olduğu protein değerleri ile saçın büyümesine destek olmaktadır. Chia tohumu yağı sadece saçı korumakla kalmaz ve aynı zamanda doğal bir parlaklık sağlamaktadır. Chia tohumu yağı çabuk ağarak saçlarının daha geç yaşlanması için destek olmaktadır.

9.Chia Tohumu Vücutta oluşan iltihaplanmayı tedavi eder:

Chia tohumları güçlü antioksidanlar olarak hareket eden yararlı flavanoller ve diğer besinler açısından iyi bir kaynaktır. Bu besinler vücuttaki iltihabı azaltmaya yardımcı olmaktadır. İnflamasyon gibi kritik bir durum için çözüm olması pek çok sağlık sorunları ve rahatsızlıklara iyi gelmektedir.

10.Chia Tohumu Kalp rahatsızlıklarını Önler:

Chia tohumları tıpkı keten tohumu, somon gibi omega-3 yağ asitleri ile doludur. Bu son derece sağlıklı olan yağ, sağlıklı bir kalp için çok önemlidir. Kandaki yüksek yağ seviyesi kalp hastalıklarına yakalanma riskini artırmaktadır. Fakat omega-3 alt trigliserid düzeylerini azaltarak kalbe destek olmaktadır.

11.Chia Tohumu Cilt sağlığına katkı sağlar:

Chia tohumları serum şeklinde mevcuttur. Bazı ülkelerde acil durum olduğunda, kuru deriye veya tırnak etlerini doğrudan uygulamasını önerilmektedir. Ayrıca ekstra nemlendirici gücü için düzenli olarak kullandığınız losyonunuzun içine birkaç damla ekleyebilirsiniz. Yüksek omega-3 içeriği sayesinde kızarıklığı azaltmak ve kuru cildi canlandırmak için bir anti inflamatuar olarak çalışır. Chia yağı cildi nemlendirmek için kullanılmaktadır. Su kaybını azaltmak ve cilt bariyerini artırmak için son derece faydalıdır.

12.Chia Tohumu Kan basıncını düşürür:

Brezilya’da yapılan bir çalışmaya göre, işlenmemiş chia tohumu tüketimi yüksek kan basıncını düşürmeye yardımcı olabilmektedir. Bu durumda, hipertansiyon tansiyon ilaçları ile tedavi edilemeyen durumlarda chia tohumundan destek almak bir alternatif oluşturmaktadır.

13.Chia Tohumu Kolestrolü Düşürür:

Chia tohumu genel sindirim ve metabolik sağlık için iyidir. Yapılan araştırmalara göre, HDL (iyi kolesterol) seviyelerinin artması, LDL (kötü kolesterol) ve trigliserid seviyelerinin düşmesi ile chia tüketimi arasında bir bağlantı vardır. Bu nedenle şeker hastaları tarafından güvenli kullanılan chia tohumu, aynı zamanda sağlıklı bir kalp için de faydalıdır.

14.Chia Tohumu Sindirimi Kolaylaştırır:

Chia tohumları lif açısından zengindir. 100 gram chia tohumu yaklaşık olarak 40g diyet lifi içermektedir. Lif sindirim için mükemmel bir destekçidir. Kabızlık gibi bağırsakla ilgili rahatsızlıkları uzak tutmanıza yardımcı olmaktadır. Aynı zamanda, kolesterol seviyesini düzenlemektedir.

15.Chia Tohumu Beyin fonksiyonlarını geliştirir:

Chia tohumları beyin için yararlı olan besinlerle doludur. DHA yağ asitlerini (iyi beyin fonksiyonu için bir zorunludur) yapmak için kullanılan omega-3 açısından iyi bir kaynaktır. Ayrıca sağlıklı beyin fonksiyonları ve ruh hali için gerekli olan dokuz temel amino grup asidi barındırmaktadır. Chia tohumlarındaki antioksidanlar serbest radikallerle savaşır ve serbest radikallerin neden olabileceği tüm zararlardan beyni korur.

[adinserter block=”5″]

Chia tohumu nasıl tüketilir ?

İçtiğiniz suyun içerisine ekleyebilirsiniz. Chia tohumları meyve sularıyla beraber tüketilebilir.

Chia tohumu hazırladığınız kahvaltılık gevreklerde, müslide, fırında pişecek ekmek, poğaça ve tatlı ürünlerinin üstünde, salatalarda, yoğurt ve dondurmanın üzerine serpiştirilerek kullanılabilir.

1 çay kaşığı chia tohumu 3 çay kaşığı ılık suyla karıştırılıp 15 dk kadar beklendiğinde jel formunu alarak 1 yumurta yerine kullanılabilir. Örneğin 4 yumurtalı bir omlet için, 2 yumurta ve 2 çay kaşığı chia jeli kullanabilirsiniz.

Çorba ve soslarda kıvam sağlamak için un ve nişasta yerine kullanılabilir. Hazırladığınız çorbanın miktarına göre chia tohumunu (öğtülmüş veya tüm) azar azar ekleyerek istediğiniz kıvamı sağlayabilirsiniz.

Jöle kıvamı sağlamak için meyveleri çok kaynatmak veya pekin eklemek yerine chia jeli veya tohumu kullanarak hem kıvamını hem de besin değerini arttırabilirsiniz

Kırmızı et, tavuk ve balık köftelerini hazırlarken kullanılan ekmek içi yerine yarım kilo ete bir çay kaşığı chia tohumu kullanarak çok lezzetli ve hacimli köfteler hazırlayabilirsiniz

Chia nasıl yenir ? Chia tohumu tüketimi ne kadar olmalıdır?

Yetişkinler için günlük olarak 15 gram (2 yemek kaşığı) chia tohumu tüketimi önerilmektedir.

Kardiyovasküler sağlığı korumak için 3 ay boyunca harmanlanmış 33 – 41 gram chia tohumu tüketimi önerilmektedir.

Küçük çocuklar için (5 ila 18 yaş) günlük olarak önerilen chia tohumu tüketimi 1,4 – 4,3 gramdır. 10 yaşın altındaki çocuklar için ideal olanı 1 çorba kaşığıdır.

Chia Tohumu zayıflamak için nasıl kullanılır?

Chia tohumunun en güzel özelliklerinden birisi de tatlı ihtiyacınızı karşılamasıdır. Kan şekerini dengelemesi ve tansiyon riskini azaltması, metabolizmanın çok daha hızlı çalışmasını sağlar.

Chia tohumu tok tutabilen özelliği ile yumurtayla eş değerdedir. İçerisinde bulunan Triptofan aminoasit tokluk süresini uzatır. Chia tohumunun yoğun bir tadı olmadığından dolayı diğer gıdalar ile birlikte kolaylıkla tüketilebilir.

Çilekli Chia Tohumlu Yoğurt

Chia Tohumlu Yoğurt Tarifi
Chia Tohumlu Yoğurt Tarifi

Chia tohumlu çilekli yoğurt tarifini tatlı krizleriniz geldiğinde rahatlıkla tüketebilirsiniz;

Hazırlanışı;

  • 150 gram çilek
  • 2 su bardağı süzme yoğurt
  • 3 yemek kaşığı chia tohumu
  • 1 yemek kaşığı Hindistan cevizi

Çilekleri küp küp doğrayın. Yağsız yoğurt, chia tohumu ve Hindistan cevizi ile ayrı bir kapta karıştırın. Servis bardaklarına önce çilek sonra karışımı ardından tekrar çilek ve biraz Hindistan cevizi ekleyerek 1 saat buzdolabında bekletin.

Bu tarifi farklı meyveler kullanarak da uygulayabilirsiniz. Yoğurt yerine süt ile de aynı karışımı blenderda çekerek elde edebilirsiniz.

[adinserter block=”5″]

Chia Tohumunun zararları nelerdir?

Chia tohumu ağız yoluyla tüketildiğinde en fazla 12 hafta, cilde uygulandığında ise en fazla 8 hafta boyunca güvenli olarak kabul edilmektedir. Çok daha uzun bir süre için kullanımının güvenli olduğuyla ilgili yeterli bilgi bulunmamaktadır.

Hamilelik ve emzirme döneminde chia tohumu tüketiminin tamamen güvenli olduğuyla ilgili yeterli bilgi yoktur. Bu nedenle, güvenli tarafta kalmak için tüketiminden kaçınmakta fayda vardır.

Bağırsaklarda aşırı gaz oluşumu, şişkinlik oluşturabilir.

Bazı kişilerde alerjik reaksiyona neden olabilir. Bulantı, kusma, boğazda şişkinlik, deride dökülmeler görülebilir.

Chia tohumu kolesterol ve trigliserid içeren yağ çeşididir. Trigliserid düzeyleri bazı kişilerde çok yüksektir. Chia tüketimi bu seviyeyi daha da yükseltebilmektedir. Eğer yüksek trigliserid varsa, Salba ismiyle bilinen bir chia türünü tüketmekte fayda vardır. Salba trigliserid düzeylerini önemli ölçüde artırmaz.

Chia bir sürü alfa-linolenik asit içermektedir. Bazı araştırmalar, yüksek miktarda alfa-linolenik asit tüketimi durumunda prostat kanserine yakalanma riskinin artacağını söylemektedir. Eğer prostat kanseri olma durumu varsa ya da yakalanma riski yüksekse büyük miktarlarda chia tohumu tüketmemek gerekir.